menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Golan–Yermuk–Taberiye hattından Mazlum Abdi trafiğine: Türkiye için yeni jeopolitik eşik

317 0
17.05.2026

Ömür Çelikdönmez yazdı;

Golan–Yermuk–Taberiye hattından Mazlum Abdi trafiğine: Türkiye için yeni jeopolitik eşik

Türk medyasında bir süredir Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin (Ferhat Abdi Şahin) Ankara’ya olası ziyareti ve bu ziyaret kapsamında İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüşebileceğine yönelik haber ve yorumlar yer alıyor. Bu iddialar, Suriye’nin kuzeyindeki askerî ve  siyasi yapılanmanın Şam yönetimiyle entegrasyon sürecinin hız kazandığı bir dönemde gündeme geldi.

Mazlum Abdi, son açıklamalarında Türkiye ile temasların sürdüğünü doğrularken, Ankara ziyaretine ilişkin hazırlıkların bulunduğunu ifade etti. Abdi, olası bir Ankara ziyareti gerçekleşmesi durumunda, İmralı’da bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmenin de gündeme gelebileceğini belirtti. Ayrıca geçmişte Öcalan’dan mektuplar aldıklarını, son mektubun ise ocak ayındaki gelişmelerden önce kendilerine ulaştığını söyledi.

SDG’nin geleceği konusunda da dikkat çekici değerlendirmelerde bulunan Abdi, “Entegrasyon süreci tamamlanana kadar SDG varlığını sürdürecek. SDG feshedilmedi” ifadelerini kullandı. Buna göre, SDG’nin mevcut yapısı kısa vadede sona ermeyecek; Şam yönetimiyle askerî ve idari entegrasyon tamamlandıktan sonra yeni Suriye güvenlik sistemi içinde yeniden yapılandırılması öngörülüyor.

Abdi, Şam ile yürütülen müzakerelerde iki temel başlığın öne çıktığını ifade etti. Bunlardan ilki, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi bünyesinde çalışan yaklaşık 50 bin kişinin görevlerine devam etmesi ve maaşlarının Şam yönetimi tarafından karşılanması. İkinci başlık ise Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde yerel yönetimlerin, bölge halkı tarafından yönetilmeye devam etmesi. Bu yaklaşım, merkezi yönetim ile yerel idareler arasında yeni bir yetki paylaşımı modeli oluşturulabileceği şeklinde değerlendiriliyor.

Son günlerde bazı medya organlarında ve sosyal medya hesaplarında, Mazlum Abdi ile Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed’in İmralı’ya giderek Abdullah Öcalan ile görüştüğü, bu görüşmede Öcalan’ın iki ismi, daha önce yapılan “Öcalan’ın silah bırakma çağrısının SDG’yi kapsamadığı” yönündeki açıklamalar nedeniyle sert biçimde eleştirdiği hatta azarladığı yönünde iddialar da gündeme geldi.

Sahadaki genel duruma bakıldığında ise tartışmanın merkezinde SDG’nin tamamen tasfiyesi değil, Şam yönetimiyle hangi şartlarda entegre edileceği yer alıyor. Askerî yapıların dönüşümü, yerel yönetim modeli, kamu personelinin statüsü, maaş sistemi ve Türkiye-Suriye hattında oluşabilecek yeni güvenlik mimarisi sürecin temel başlıkları olarak öne çıkıyor. Bu nedenle Ankara temasları ve İmralı iddiaları, yalnızca güvenlik perspektifiyle değil, Suriye’nin gelecekteki siyasi yapılanması açısından da değerlendiriliyor.

Golan Tepeleri’nden gelen mesajda Yusuf Ziya Arpacık ne demek istedi?

Yusuf Ziya Arpacık’ın 14 Mayıs  2026 Perşembe günü kendi sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşım, Suriye'de bölgenin  dengelerini yeniden değişebileceğinin işaret fişeği gibiydi. Arpacık, görüntülü mesajında “Şu anda dünyanın çok önemli bir bölgesindeyiz. Çünkü dünyayı ilgilendiren gelişmeler olacak bu bölgede muhtemelen. Evet burası Golan Tepeleri ve Filistin toprakları, işgal altındaki Taberiye Gölü ve Yermük Nehri. Hassas bir bölge. İşte mekanın sahibini bekliyor burası” diyordu.

Yusuf Ziya Arpacık’ın askerî faaliyetleri, Türkiye dışındaki Türk nüfusun varlık mücadelesi verdiği bölgelerde gönüllü olarak görev alması ve yerel savunma unsurlarının teşkilatlanmasına katkı sağlaması üzerine şekillenmiştir.

1990’lı yılların başında Dağlık Karabağ’ın Ermenistan tarafından işgali sürecinde Azerbaycan’a gitmiş, Türkiye’den gelen gönüllü grupların organize edilmesinde rol almış ve cephede fiilen bulunmuştur. Körfez Savaşı sonrasında ortaya çıkan otorite boşluğu döneminde Kuzey Irak’a geçerek Irak Türkmenlerinin savunma hatlarının oluşturulması ve direniş kapasitesinin güçlendirilmesi çalışmalarında aktif görev üstlenmesiyle tanınıyor.

2003 yılında başlayan ABD’nin Irak müdahalesi sırasında da Türkmeneli bölgesinde kalmaya devam etmiş; Türkmen varlığının korunması amacıyla yerel savunma gruplarıyla birlikte çeşitli askerî ve operasyonel faaliyetlerde yer almıştır. Ayrıca farklı ülkelerde Türk topluluklarına yönelik tehditlere karşı yürütülen çeşitli fiziki ve saha faaliyetlerinin organizasyonunda bulunduğu, bu süreçlerin bazılarına doğrudan iştirak ettiği ifade edilmektedir.

Yusuf Ziya Arpacık bölgeye gitmeden önce hangi gelişmeler oldu?

İsrail’in, işgal altındaki Suriye toprağı........

© Dikgazete.com