Mekke Anlaşması, Büyük Ortadoğu’nun güvenlik dengelerini nasıl değiştirecek?
Fuad Safarov, Moskova’dan yazdı;
Mekke Anlaşması, Büyük Ortadoğu’nun güvenlik dengelerini nasıl değiştirecek?
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan liderlerinin 7 Ağustos 2026’da Mekke’de imzaladığı güvenlik anlaşması, İran’a yönelik ABD ve İsrail operasyonlarının ardından Büyük Ortadoğu’da ortaya çıkan yeni stratejik tabloya bölgesel güçlerin verdiği ilk somut tepkilerden biri olarak değerlendiriliyor.
Anlaşmanın taraflar arasındaki karşılıklı yükümlülükleri, NATO’nun 5. maddesinde öngörülen kolektif savunma mekanizmasını hatırlatıyor. Buna göre bir üyeye yönelik saldırının diğer üyeleri de harekete geçirecek bir tehdit olarak kabul edilmesi öngörülüyor.
Rusya Bilimler Akademisi ABD ve Kanada Araştırmaları Enstitüsü Askeri-Siyasi Araştırmalar Bölümü Kıdemli Araştırmacısı Demokrit Zamanapulov, Mekke Anlaşması’nın bölgedeki güvenlik mimarisinde önemli bir değişimin habercisi olduğunu belirtiyor.
-Demokrit Zamanapulov
Rus medyasına konuşan Zamanapulov’a göre anlaşmanın arka planında İran’ın savaş sonrasında zayıflaması ve bölgedeki güç boşluğunun Sünni ülkeler tarafından doldurulması ihtimali bulunuyor.
Uzman, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki oluşumu “Sünni üçgen” olarak nitelendirirken, bu yapının temel hedeflerinden birinin İran’ın bölgesel nüfuzunun yeniden güçlenmesini engellemek olabileceğine dikkat çekiyor.
İran’ın bölgesel etkisi zayıflayabilir!..
Zamanapulov’un değerlendirmesine göre İran, geçmiş dönemde Irak’taki Saddam Hüseyin yönetiminin devrilmesiyle ortaya çıkan güç boşluğundan yararlanarak Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen’e uzanan geniş bir nüfuz ağı oluşturdu.
Ancak ABD ve İsrbail ile yaşanan savaşın, İran açısından ağır sonuçlar doğurması halinde Tahran’ın ekonomik ve siyasi açıdan toparlanmak için zamana ihtiyaç duyacağını belirten Zamanapulov, bunun İran’ın dış politika stratejisinde de değişikliğe yol açabileceğini ifade ediyor.
Bu süreçte Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın oluşturduğu yeni güvenlik mekanizmasının bölgesel güç dengelerinde daha etkin bir rol üstlenebileceğini belirten Zamanapulov, “Mekke Anlaşması, İran’ın bölgesel nüfuzunun sınırlandırılması açısından önemli bir araç haline gelebilir” değerlendirmesinde bulunuyor.
Ankara’nın açıklamaları dikkat çekiyor…
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, anlaşmanın İran’ı veya başka herhangi bir ülkeyi ortak tehdit olarak görmediğini ve temel amacın savunma odaklı bir yapılanma olduğunu belirtmişti.
Ancak Zamanapulov, resmi açıklamalar ile bölgedeki stratejik hesapların birbirinden farklı olabileceğine dikkat çekiyor. Uzman, anlaşmanın İran karşıtı bir ittifaka dönüşmesinin kesin olmadığını, tarafların aynı zamanda diplomatik kanalları açık tutmaya çalıştığını vurguluyor.
İran’ın da Mekke Anlaşması’na yönelik farklı mesajlar verdiğini belirten Zamanapulov, Tahran’a tam üyelik konusunda resmi bir davet yapılmadığını, ancak bölgesel güvenlik meseleleri konusunda taraflarla diyalog önerildiğini aktarıyor.
“Ortadoğu’da yeni NATO” tartışması…
Zamanapulov’a göre Türkiye, Suudi Arabistan ve........
