menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

A. Turkay YİĞİT: “Yazınca Değil Okununca Hayat Bulur Metinler.”

10 22
31.01.2026

2024 Ekim’de ilk kitabınız “Üst Akıl Aşırı Genel Müdürlüğü’nde Olağan Şeyler” yayımlandı. Ne zaman ve nasıl başladı okumaya, edebiyata ilginiz? Okurluk ve yazarlık serüveniniz hakkında neler söylersiniz?

İnce Memet serisini ortaokulda okuyan, klasikleri lisede bitiren okurlardan değilim. Eskiden olsa bu cümlenin sonuna “maalesef” eklerdim. Çünkü bu durum bende biraz eziklik hissi yaratıyordu. Geç kaldığımı düşünüyordum. Söyleşi okumayı da dinlemeyi de çok severim. Kimi dinlesem hep küçük yaşlarda başlamış okumaya. Yeri gelmişken sevdiğim bir şeyin içinde olduğumdan dibace.net ve size çok teşekkür ederim Muaz Bey, eksik olmayın.

Evet ben de okul yıllarımda kitap okuyordum ama öyle tutkulu bir eylem değildi benim için. Elime ne geçse okumadım yani. Zaten elime çok da okuyacak şey geçmezdi. Kütüphaneli bir ev değildi büyüdüğüm ev. Öyle çok okuyan bir ebeveyn, abi, enişte, komşu teyze gibi bir örnek de hatırlamıyorum. Sürekli okur modelinde olmadım. Ara sıra okurdu benim model.

Bir yazar edasıyla hülasa diyerek devam edeyim. İş, evlilik, çocuk, ikinci çocuk gibi hayatın olmazsa olmazlarını yerine getirdikten sonra okumaya bağlandım. “Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti” diyebileceğim bir eşik olmadı okuma sürecimde. Ne olduysa usul usul oldu. Okudukça anlatıcı kim? Nasıl anlatmış? gibi sorular eşlik etmeye başladı. Uzatmayayım geldiğim noktada kurmaca okumak uzun süredir hayatımın çok önemli bir parçası. Tutku bile diyebilirim yeri geldikçe.

İşin okurluk kısmı böyle. Yazma kısmı ise okumaya tutkuyla bağlandıktan sonra gelişti. İçimde hayatın bize tanımladığı rutinler dışında bir şey yapmak hissi vardı. Okudukça hayatı algılama biçiminiz değişikliğe uğruyor ve ben içimdeki her yeniliği anlatma ihtiyacı duyuyorum. Belki anlatma ihtiyacından doğmuştur yazmaya başlamam. Net bir cevabım yok bu konuyla ilgili.

Kitabınızın ortaya çıkış sürecinden bahseder misiniz?

Okuduğum bazı metinler bana “yaz” diye fısıldadı ama cesaretim ve bilgim yok ki nasıl başlayacağım bilmiyorum. Bana ilk fısıldayan metin “Tutunamayanlar” oldu. Önce duymazdan geldim. Hemen hemen eş zamanlı olarak kendime blog açmıştım.

Kendi halimde bloğumda on yıl yazdım. Yazdıklarım genelde anı, deneme, mani ve kitaplar üzerineydi. Aslında yazdıklarıma karşılık gelen biçim tam olarak bunlar mı bilmiyorum. Ben daha çok işin yazma konusuyla ilgiliyim. Kurmaca yazmak hiç aklımda değilken yazılarıma teveccüh gösteren, fikrini eksik etmeyen bir arkadaşım roman yazsana dedi. Ay nasıl olur falan derken kimseye söylemeden yazmaya başladım. Az sayıda insana okuttum. Çoğunlukla olumlu dönüş aldım. Ne var ki ne okuyanlar ne ben edebiyat dünyasında insanlar değiliz. Organik bir metindi yazdıklarım. Eksik bir şey vardı........

© dibace.net