AREFE VE BAYRAM
Bir Ramazan bayramına daha kavuşuyoruz/ kavuştuk. Ramazan ayı boyunda yapılan ibadetlerin bir finali olmalıdır. O da bayramdır işte. Başka bir ifade ile yapılan faaliyetlerin sonucunda o faaliyetlerin hatırına taclandırmaktır bayram.
Bayramlar dini ve milli olmak üzere iki kategoride ele alınmaktadır. Dini bayramlarımız çok fazla kişi tarafından kutlanmaktadır. İki milyara yakın İslâm âlemini ilgilendiren bayramlardır dini bayramlar. Hem de bir gün ile sınırlı değildir. Ülkemizde, yaşlısı-genci, ateisti-deisti, hacısı-hocası, delisi- velisi hemen hemen herkes dini bayramlara iştirak etmektedir. Amma velâkin, mahdut sayıda kişiler ve devlet dairalerinde belli ölçüler içinde milli bayramlar kutlanmaktadır..Her ülkenin kendine göre milli bayramları vardır. Dolayısıyla bayramlar ülkeden ülkeye farklı kutlanmaktadır. Ulusların fertleri milli bayramlara karşı iştiyakları da zayıftır. Devlet yönetimleri tarafından baskı olmasa bsyramların kutlama kapasitesi marjinalleşir. Bizim milli bayramlarımız müslümanca kutlanmaktan çok hıristiyanca kutlanıyor. Siren sesimizin ezgisi dışardan ithal edilmiştir. Saygı duruşu diye bir ibadet şeklimiz yoktur. Bir de son zamanlarda cazlı ve danslı gösteriler işi çığrından çıkarmıştır. Bundan dolayıdır ki milli bayramlar halkımızda çok karşılık bulmamaktadır.
Bizim konumuz esasen milli bayramlar değildir. Konumuz Ramazan ayı, oruç ve Ramazan bayramı. Oruç ile ilgili merhum Sezai Karakoç'un gözel bir analizi var. Yazıma eklemek istiyorum: "Bugün........
© Denge
