Üretim-bölüşüm paradoksu - Sıtkı Ergüney
İktisat öğretisinin, kapitalist sistem ve serbest piyasa ekonomisi bağlamında “makro” ve “mikro” ekonomi başlıkları altında yapılan iki tanımlaması vardır.
Makro iktisat; toplumda sonsuz sayıdaki gereksinimlerin, sınırlı sayıdaki kaynakların “belirlenmiş öncelikler” doğrultusunda optimum kullanılmasıyla karşılanmasını öngörür. Bu tanımlamadaki “öncelikler” -doğal olarak- ekonomiyi yöneten siyasi kadrolarca belirlenerek tercih edilen, çoğu kez çoğunluğun çıkarları ile örtüşmeyen önceliklerdir.
Farklı politik görüşlerin benzer -ulusal ve uluslar arası- ekonomik konularda farklı tercih ve uygulamalara neden olması; ekonominin politikadan bağımsız ol(a)mayacağını, bu nedenle de ekonomik kararların “ekonomi-politik” sentezde değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Adam Smith bu çelişkiyi “Milletlerin Refahı” (Wealth of Nations) adlı kitabında uluslararası (sömürgecilik) boyutu ile ortaya koymuştur.
Mikro iktisat; firma bazında üretilen mal ve hizmetlerin, minimum maliyet-maksimum kârlılık esasına göre yapılmasını öngörür. Ekonometrik ölçümler de çoğu zaman maksimum........
