Değişen dünya ve Türkiye - Cengiz Kuday
Uluslararası ilişkilerde kalıcı dostluklar ya da kalıcı düşmanlıklar yoktur; kalıcı olan yalnızca milli çıkarlardır.
Dünya siyaseti son yıllarda belki de Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana en köklü dönüşümlerinden birini yaşıyor. Ukrayna’daki savaş, Ortadoğu’da derinleşen krizler, enerji güvenliği, düzensiz göç hareketleri, siber tehditler ve yapay zekânın güvenlik alanında yarattığı yeni dengeler uluslararası sistemi yeniden şekillendiriyor.
Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından oluşan tek kutuplu düzen artık yerini çok kutuplu bir dünyaya bırakıyor. ABD, Çin, Rusya ve yükselen bölgesel güçler arasındaki rekabet her geçen gün daha da belirgin hale geliyor. Böyle dönemlerde jeopolitik konumun önemi yeniden artar ve Türkiye de bulunduğu coğrafya itibarıyla bu yeni denklemin merkezindeki ülkelerden biri olarak öne çıkmaktadır.
Karadeniz, Akdeniz, Kafkasya ve Ortadoğu’nun kesişim noktasında bulunan Türkiye; güçlü ordusu, gelişen savunma sanayisi ve farklı aktörlerle aynı anda diyalog kurabilme kabiliyeti sayesinde uluslararası siyasetin en önemli aktörlerinden biri haline gelmiştir.
NATO LİDERLER ZİRVESİ’NİN ARDINDAN
7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi de bunun önemli göstergelerinden biridir. Aradan geçen uzun yılların ardından NATO liderlerinin yeniden Türkiye’de bir araya gelmesi, yalnızca diplomatik bir organizasyon değil; Türkiye’nin uluslararası güvenlik mimarisindeki vazgeçilmez rolünün de yeniden teyit edilmesi anlamına gelmektedir.
Son günlerde ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı “dostane” ifadeler de bu çerçevede değerlendirilmelidir. Kamuoyunda bu açıklamalar doğal olarak ilgi uyandırmaktadır. Ancak devlet yönetiminde kişisel dostluk söylemleri........
