menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Öcalan’ın mektubu Erdoğan’ın yolunu açar mı?

425 14
01.03.2025

PKK elebaşısı Abdullah Öcalan’ın “tarihi” çağrısını hepimiz gördük dinledik.

Neden “tarihi” onu da anlamış değilim. Çünkü Apo 1999 yılında da PKK’ye “silahları bırakın” çağrısı yapmıştı bir işe yaramamıştı.

Keza 2013’ü unuttuk mu?

2013 çözüm süreci, PKK’nin silah bırakmasını ve Kürt meselesinin demokratik yollarla çözülmesini amaçlıyordu. Ancak şeffaf olmayan ve “Ben yaptım oldu” mantığı ile kapalı devre yürütülen süreç, devlet ile PKK arasında belli bir aşamaya kadar ilerledi.

Süreç, 2015’te şiddetin tekrar yükselmesiyle sona erdi. Sokak savaşlarına döndü. Çözüm süreci, PKK’nin silahlı unsurlarını sınır dışına çekme taahhüdünü yerine getirmemesi ve şehir merkezlerinde çukur siyasetiyle yeni bir çatışma süreci başlatması nedeniyle başarısız oldu. “Başarısız” mı oldu yoksa zaten istenen sonuç bu muydu o da ayrıca bir tartışma konusu.

Yaşananlar, Öcalan’ın bugünkü fesih çağrısını değerlendirirken geçmişten ders almamız gerektiğini gösteriyor. PKK’nin gerçekten silah bırakmaya niyetli olup olmadığı, örgüt içindeki farklı fraksiyonların ne yapacağı ve uluslararası aktörlerin bu sürece nasıl yaklaşacağı kritik önem taşıyor.

Beyaz Saray da konuyla ilgili açıklama yaptı. Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Brian Hughes, “Bunun Suriye’nin kuzeydoğusunda ABD’nin IŞİD’le mücadele ortakları konusunda Türk müttefiklerimizi yatıştırmaya yardımcı olmasını umuyoruz” ifadelerini kullandı.

Bu demek oluyor ki YPG bu işin dışında. Zaten Öcalan’ın çağrısından sonra apar topar her yerden “YPG bu işin dışında”, “Çağrı YPG’yi kapsamıyor” açıklamaları geldi.

PKK’nin........

© Cumhuriyet