menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Her şey aynı bir tek ‘bavulları’ yok

433 33
22.03.2025

Türkiye, yine siyasi tansiyonun zirveye çıktığı, demokrasinin sınandığı günlerden geçiyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık, gazeteci İsmail Saymaz, Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun, bürokratları ve bazı iş insanlarının gözaltına alınması, hem içeride hem dışarıda geniş yankı uyandırdı.

Ancak mesele sadece bir soruşturma değil. Mesele, hukukun nasıl işlediği, medyanın nasıl yönlendirildiği ve halkın nasıl şekillendirilmek istendiğidir.

Hemen FETÖ kumpaslarından tanıdığımız bir senaryo devreye sokuldu. Malum medya organları, daha kimse gözaltına alınmadan, mahkemeye çıkmadan, kanıtlar ortaya dökülmeden hükümlerini verdiler.

Günlerce diploma ile başlayan tartışmalar yapılacak operasyonların ayrıntıları ekranlarda ve belli başlı sosyal medya hesaplarında açıkça yazıldı.

Sonra diplomanın iptal edildiği ve açıklanacağı tarih verildi. Sonrasında da operasyon yapılacağın belirtildi. Operasyonlar yapıldı bu sefer de avukatlar daha müvekkilleri ile görüşmemişken daha neyle suçlandıkları belli değilken ayrıntılar yine aynı eller tarafından açıklamaya başladı.

“Ekrem İmamoğlu’na ucuz ev satan iş insanı kaçarken yakalandı” manşetleri atıldı. Kamuoyuna, büyük bir suç örgütünün ortaya çıkarıldığı ve herkesin suçüstü yakalandığı izlenimi verildi.

Ancak sonra görüntüler geldi. O iş insanı kaçarken yakalanmamıştı; kendi ofisinde, polis nezaretinde kasasını açıyor, evraklarını ve parasını teslim ediyordu. Medyanın ilk sunduğu “kaçış” senaryosu çöktü. Fakat bu defa yeni bir kurgu devreye girdi: “Ofiste 1 milyon........

© Cumhuriyet