Sandıksız iktidara ne denir...
Bir kamuoyu araştırması yapıp seçme ve seçilme özgürlüğü hakkından vazgeçer misiniz diye sorsanız, katılımcıların tamamına yakını “Hayır” der. En azından öyle olmasını umut edelim, aksi zaten demokrasi tabutunun üzerine çivi çakılmış demektir. Seçme-seçilme, güçler ayrılığı konusu antik çağdan günümüze şekillenen demokrasi fikrinin temellerinden. Ne var ki bunu görüntüde herkes savunur görünse de siyasetçilerin dilinden düşmese de söylem ve uygulamalar çelişkilerle dolu. Tarih sandık çoğunluğunu mutlak, sonsuz iktidar adına kullanma yolunu seçenlerden, geldikleri gibi seçimle gitmekten kaçanlardan, şiddet ve baskıyla muhaliflerini yok etmeye girişenlerden geçilmez. Buna karşı mücadele edenler de kuşkusuz hep olmuştur, olacaktır.
Siyasetin demokrasiyle ilişkisinin karmaşıklığı ülkemiz dahil küresel ölçekte oldukça yakıcı sorun başlıklarıyla hissediliyor. “Batı demokrasisi” düşüncesinin idealizmine karşın Batı merkezli emperyalizmin uygulamadaki çifte standardı, vahşi kapitalizmin yarattığı derin yıkım ve adaletsizlik yurttaşların yönetimlerin sorunlarını çözebileceklerine yönelik umutlarını kırar noktada. Popülist, aşırı sağ dalga, otoriter anlayış bu çözümsüzlük siyasetinden besleniyor.
Seçme ve seçilme hakkının değerini bilmek, hakkını vermek gerek. Yoksa bir bakmışsınız oy hakkınızı kaptırmış, sandık kültürünün anlamını........
