menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yayla, Kitap ve 2 Bin 600 Kilometre Asfalt

22 0
04.05.2026

“Bu ne acayip başlık?” diyeceksiniz belki. Haklısınız, ilk bakışta tuhaf duruyor. Ama Ordu’da birkaç gün geçirince insanın önüne üç ayrı görüntü çıkıyor: Yaylaların üstüne düşen maden gölgesi, yağmur altında kitaba gelen insanlar ve şehrin dört bir yanından bakan “2 bin 600 kilometre asfalt döktük” afişleri…

Öyleyse, önce yaylalardan başlayalım.

YAYLALARIN ÜSTÜNE DÜŞEN GÖLGE

Ordu’nun yükseklerine bakınca insan önce güzelliği görür: Suyun kıvrıla kıvrıla yürüdüğü yaylaları, geniş düzlüklerde yayılan sürüleri, rüzgârın otların üzerinden geçerken bıraktığı dalgayı… Perşembe Yaylası’nın menderesleri, Çambaşı’nın ferahlığı, Keyfalan’ın rüzgârı, Akkuş’un, Mesudiye’nin, Kabadüz’ün yüksekleri yalnızca seyredilecek yerler değildir. Buralar bu coğrafyanın nefes aldığı yerlerdir.

Bir yaylayı yalnızca “güzel manzara” diye tarif edemezsiniz. Çünkü o manzaranın içinde su vardır, otlak vardır, hayvan vardır, insan emeği vardır. Mevsimlerin bilgisi, göç yollarının izi, kuşaklardan kuşaklara aktarılan bir yaşama biçimi vardır. Yayla dediğimiz şey, toprağın üstünde kurulmuş eski bir hayat bilgisidir.

Tam da bu yüzden insanın aklına şu soru takılıyor: Ordu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün tanıtım sayfalarında gururla paylaşılan bu doğal zenginlikler, nasıl oluyor da aynı zamanda maden tehdidiyle yan yana anılabiliyor? Bir şehir bir yandan yaylalarını turizm değeri olarak gösterecek, öte yandan o yaylaların suyunu, toprağını, taşını madene mi açacak?

Buradaki çelişki küçük değil. Çünkü tanıtımda “doğal güzellik” dediğimiz yer, madencilik söz konusu olduğunda bir anda ruhsat alanına dönüşüyor. Oysa yaylalar yalnızca fotoğraflarda güzel göründüğü için kıymetli değildir; canlı kaldıkları, bozulmadıkları, insanla doğa arasındaki bağı taşıdıkları için değerlidir.

Bir dağın değeri yalnızca altından çıkarılacak madenle ölçülemez. Bazı yerler dokunulmadan kaldığı için zengindir. Bazı sular aktığı, bazı otlaklar sürülere yurt........

© Cumhuriyet