menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ortadoğu’da yeni yüzyılın ‘oyuncu’su kim?

37 0
13.03.2026

Şeytan Yoktur (2021) filminin (Yön. Mohammad Rasoulof) ilk epizotunda cezaevi gardiyanının yaptığı tek şey, toplu idamlarda düğmeye basmaktı, ötesi onu ilgilendirmiyordu. Ülkesinde olup bitenler onu ilgilendirmediği gibi, yaptığı işi de artık kanıksamıştı ve sorgulamak aklının ucundan bile geçmiyordu.

O gardiyanın kaygısızlığında (haydi suskunluk diyelim) gördüğümüz şey, aslında kendi coğrafyamızda da emre itaatin, sorgulamadan yapılan her işin nasıl bir kötülük zincirine dönüştüğünün küçük bir örneğidir.

21. yüzyılda ABD hegemonyasının Ortadoğu’da adım adım tezgâhladığı projenin ilk atağı “11 Eylül 2001” saldırısıydı. 2010’da başlatılan “Arap Baharı” ise BOP adı verilen asıl projenin yeni bir adımıydı. Tunus, Libya, Mısır, Irak, Sudan, Suriye ve İran’a uzanan “Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi”, bugünkü İran saldırısıyla nihayete ermiş görünüyor!

Peki acaba gerçekten, bu “son hamle” mi? Ateş topu gibi ortada gezinen İsrail’in saldırılarına bakınca bunun hiç de öyle olmadığı ortada.

Bu düğmeye basan yeni yüzyılın “oyuncu”su gerçekten de Trump mıdır?

Bu soruya, bir emlak komisyoncusunun aklının ABD’nin bütün bu stratejilerini kurup yönettiğini söyleyerek yanıt vermek büyük bir saflık olur.

İsterseniz, buradan biraz gerilere dönelim, hatta bayağı bir eskilere gidelim.

Çünkü Ortadoğu’nun bugünkü yangınını anlamak için deyim yerindeyse yirminci yüzyılın ortalarından beri masalarda açılan haritalara ve petrol sahalarının kenarına düşülen küçük notlara da bakmak gerekiyor.

İran gerçeği ABD’nin merceğine 1950’lerde girdi. Bölgedeki asıl oyuncu İngiltere’nin bu yörede nüfuz ve çıkar kaybetmesi de ABD’yi İran’a doğru adım attırdı.

1951’den 1953’e kadar İran’da başbakan olan Muhammed Hidayet Musaddık (1882-1967), Milli Cephe’nin desteğiyle iktidara gelince öncelikle İngilizler tarafından işletilen petrol rafinerisini........

© Cumhuriyet