menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

30 Ağustos Zaferi ve 31 Ağustos 2025 Türkiyesi

60 8
latest

Mondros ve Sevr, tarihin bir anda oluşmuş beklenmedik bir sonucu değil, yüzyıllardır Batı’nın Osmanlı ile devam eden Haçlı Savaşları Süreci’nin, “Doğu Sorunu”, veya “Hasta Adam’ın paylaşılması sorunu” dediği sorunun, beklenen, doğal bir sonucuydu.

Ünlü tarihçi Toynbee’nin ve onun öğrencisi olan Huntington’un tarihe bakışıyla, Batı Uygarlığı, Türk/İslam uygarlığını mağlup etmişti.

***

Toynbee ve onun öğrencisi olan Huntington tarihi bir “Uygarlıklar Savaşı” olarak görürler.

Toynbee, her uygarlığın, ancak bir düşmanla, bir “meydan okumayla” karşılaşırsa, onu yenerek gelişebileceğini, yoksa, rehavete kapılıp gevşeyeceğini ve gerileyeceğini iddia eder.

(Toynbee’nin bu kuramı çok ciddi olarak İbn Haldun’un yerleşik ve göçebe toplumlar arasındaki mücadele modelini andırır. Her iki kuram için de benim “Toplumsal Değişme Kuramları ve Türkiye Gerçeği” adlı kitabıma bakılabilir.)

Nitekim, Sovyetler’in çöküşünden sonra Huntington’un “Uygarlıklar Savaşı” kitabı, bu anlayış üzerine, Batı Uygarlığı’nın karşısındaki yeni “Meydan Okumaları” belirlemek ve Batı’nın düşmansız kalarak “Dinamizmini yitirmesini, atalete düşmesini” engellemek için yazılmıştı.

Önce İslam ve sonra da Sind Uygarlığı (Çin), sırasıyla, yenilmesi gereken düşmanlar olarak tanımlanıyordu.

***

İşte Batı, bu kuramlara uygun olarak kendisine yüzyıllardır “meydan okuyan” (challenge) ve onu diri tutarak geliştiren Türk/İslam Uygarlığı’nı yenmişti.

Ama Toynbee de Huntington da benim Evren’in (Kâinat’ın), Doğa’nın ve dolayısıyla........

© Cumhuriyet