menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üç aykırı ölüm

23 1
22.01.2026

Her biri olağandışı vakalar. İlki, gencecik bir çocuğumuzun Türkiye’yi giderek saran çocuk şiddetinin yeni hedefi olması…

Ahmet Mattia Minguzzi’nin acısı yüreğimizi yakmaya devam ederken, o güzel çocuğumuzun masum bakışı hala gözlerimizde, annesinin feryatları hala kulaklarımızdayken, aynı vahşet tekrar yaşandı Güngören’de… 14 Ocak günü, 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın haberiyle yine kalbimiz paramparça oldu. Bu sefer Atlas’ın annesi Gülhan Çağlayan’ın yakarışlarını çaresizce izledik. Ve o anneler çok değerli bir dayanışmayla Türkiye’yi ikaz etmek için tüm varlıklarını ortaya koyuyorlar! Atlas da Ahmet gibi, Berkay gibi, Hakan gibi güzeller güzeli bir insan! Hepsinin ve nicelerinin hayat çizgisi durdu. Niye mi? Çünkü ülkenin mayasında gezen bir hastalık var. Belki uzun zamandır orada ama sanki artık daha hızlı yayılıyor. Virüsün adı “Yan Baktın”. En ufak bir tetiklenmeyle beyni felç eden, tehlikeli planları bir anda hayata geçiren adi bir virüs.

Çocuk katillerin çok hafif cezalarla yargıdan kurtulmalarının verdiği cesaret, film ve dizilerde “güç” olarak yansıtılan vahşete özenerek kendilerine bu yönde bir kariyer (!) hedefi koymaları, dikkat çekmek, “popüler” olmak istemeleri, akran zorbalığı, domino etkisi… Altında yatan ne olursa olsun, toplumda yayılması engellemek için ailelere, arkadaşlara, öğretmenlere, terapistlere büyük iş düşüyor. Ülkenin genel gidişatı maalesef bu olayları körüklüyor.

Böyle durumlarda insanlar olayın vahametini anlasalar bile ambulans beklemeye mecburlar, çünkü bu bir adli vaka. Halbuki Atlas’ı o anda arabayla en yakın hastaneye yetiştirseler, kim bilir, belki son anda kurtulacak… Bence bu yasanın derhal değişmesi lazım. Çünkü hangimiz şaşırabiliriz Türkiye’de ambülansın 45 dakikada gelmesine? Ben 2011’de bıçaklandığımda ambülans ve polis beklenseydi,........

© Cumhuriyet