Dikenli gül bahçesinde..
Trump’ın; dış ticareti düzenleyici mekanizma ve araçlara, bilinen ve test edilmiş “teknik ve ekonomik” karakteristikleri dışında bir kavrayışla yaklaştığı biliniyor. Ağırlıkla “kol bükücü ve pazarlıkta avantaj sağlayıcı” bakış açılarının ön plana taşındığı anlaşılıyor. Küreselin en büyük emperyal gücünün lideri olarak, “diğerleri tarafından istismar edildiği” gibi basit bir kurban mentalitesi penceresinden bu zor meseleye bakmakta bile beis görmüyor. Hal böyle olunca, adeta rövanşist bir yaklaşımla, “ABD’nin istismar edilmesine nokta koyduğunu ve ekonomik bağımsızlık/kurtuluş günü ilan ettiğini” rahatlıkla ifade edebiliyor. Daha da ileri giderek, Amerika’nın 1789-1913 yılları arasında yüksek tarifelerle korunduğu “altın günlere” yeniden dönüleceğini ve “önce Amerika ve Amerikalılar!” anlayışının yeniden yükseltileceğini haykırıyor.
Amerikan tarihinde yeni bir sayfa açtığını iddia eden Trump’ın, ekonomi yaklaşım ve zihniyeti planı bakımından 18. Yüzyıl Merkantilist görüşlerine yakın durduğu ve bu pozisyonunu; “minimale çekilmiş devlet ve gelir vergisi” görüşünü savunan Cumhuriyetçi anlayış ile hemhal ettiği anlaşılıyor. Nitekim, korumacı dönemin 1913’te, tam 125 yıl sonra sona erdiği süreçte “gelir vergisi” uygulamasının da başla(tıl)dığına önemle vurgu yapıyor. Ellibeş dakika süren ve artık “tarihi” sıfatını kazanan 2 Nisan konuşmasında; tarihin en büyük vergi indirimlerini sağlayacak yeni gelir kanunu düzenlemesini; “Bir Büyük ve Güzel Yasa!” olarak........
© CNN Türk
