Ahmet Aras Şimdi ne Yapacak?
Kefaletin Gölgesinde Serbestlik: AHMET ARAS ŞİMDİ NE YAPACAK?
Muğla’da tartışma bitmedi… Sadece yeni bir aşamaya geçti.
Levent Arkan hakkında yürütülen “nitelikli taciz” soruşturması kapsamında tutuklanması, ardından üst mahkeme olan Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesi kararıyla serbest bırakılması… Gerekçesi: sabit adresi var.
İş bulma vaadiyle torunu yaşındaki 23 yaşındaki üniversiteli bir genç kıza karşı nitelikli cinsel tacizde bulunma iddiası ve yazışmaları olacak ama sabit adresi var, kaçma şüphesi yok, tahliye…
Ben hukukçu değilim. Muğlalılar şaşkın. Görüştüğüm hukukçular şaşkın. Hukuki açıdan bakıldığında bu bir tahliye kararıdır, ancak beraat kararı değildir. Yani bu aşamada henüz aklanmış değildir. Ancak mesele sadece hukuk değildir.
Çünkü kamuoyu, özellikle de kadın örgütleri ve CHP’li kadınlar bu kararı bir “sonuç” olarak görmüyor. Öfkeleri devam edecek gibi. Ve şimdi herkes aynı soruyu soruyor: Ahmet Aras, Cumhurbaşkanına hakaretten hapis yatmış ve 1 yıl 6 ay ceza almış, iddiaya göre 23 yaşındaki üniversite öğrencisi genç bir kıza iş vaadiyle tacizde bulunan Levent Arkan’ı aklanmadan göreve iade edecek mi? Bu serbestlik, vicdanları rahatlatıyor mu?
Hukuk Ayrı, Vicdan Ayrı
Bir kişinin serbest bırakılması, suçsuz olduğu anlamına gelmez. Bu sadece yargılamanın tutuksuz devam edeceğini gösterir. Ancak siyaset için mesele tam da burada başlar.
Çünkü siyaset sadece mahkeme kararlarına göre değil, toplumun güven duygusuna göre de şekillenir.
Bugün Muğla’da oluşan tablo şudur: * Hukuki süreç devam ediyor * Ancak kamu vicdanında soru işaretleri duruyor * Ve en önemlisi, güven zedelenmiş durumda
Asıl Soru: Şimdi Ne Olacak? Tüm gözler şimdi Ahmet Aras’a çevrilmiş durumda. Çünkü bu kriz sadece bir kişiyle sınırlı değil. Bu, aynı zamanda bir tercihin ve bir kefaletin sonucu. Hatırlayalım… Bir dönem Ahmet Aras, ahlakına “kefilim” dediği Levent Arkan’ın durumu ortada. Ve o kefalet, bugün siyasi bir yük olarak geri dönmüş durumda. Şimdi sorulması gereken net sorular var: * Levent Arkan aklanmadan görevine iade edilecek mi? * Edilecekse hangi gerekçeyle? * Edilmeyecekse bu karar neden baştan alınmadı? Ve en önemlisi: Devlet denetimine tabi olmadığı için cazip gelen ve Muğla’nın her tarafındaki devasa billboardlar, ışıklı reklam panoları ve duvarlara konuşan reklamlar için tahsis edilen milyar TL’lerin işletmesini ve kontrolünü sağlayan REKLAM AŞ’nin başına gelecek mi?
Bu süreçte kamuoyuna açık, net ve samimi bir açıklama yapılacak mı? Bu Tahliye, Bir Krizi Bitirir mi?
Hayır. Çünkü kriz sadece adli değildir. Aynı zamanda ahlaki ve toplumsal bir krizdir. Ortada kamuoyuna yansıyan bir iletişim biçimi var. Bir genç kadınla iş vaadiyle kurulan, sınırları tartışmalı bir diyalog var. Ve bu durum, özellikle kadınlar nezdinde ciddi bir tepki yaratmış durumda.
Şimdi sorulması gereken şudur: – Tahliye kararı, bu tepkiyi ortadan kaldırır mı? Cevap açık: Hayır.
Sessizlik mi, Yüzleşme mi?
Bu noktada iki yol var: 1. Klasik Yol * Sessizlik * Geçiştirme * “Süreç devam ediyor” açıklamaları
2 . Zor Ama Doğru Yol * Açık bir duruş * Net bir mesafe * Kamu vicdanını dikkate alan bir karar
Siyaset genelde birinci yolu seçer. Ama unutulan bir şey var: Sessizlik, krizi bitirmez. Sadece büyütür.
Görülmeyen Gerçek: Güven Krizi
Bugün Muğla’da yaşanan aslında bir “danışman krizi” değil. Bu bir güven krizidir. Çünkü mesele artık şu noktaya gelmiştir: * Kim önerdi? * Kim savundu? * Kim görmezden geldi? Ve daha önemlisi: Bu hatadan ders çıkarılacak mı? İronik Gerçek …Aynı günlerde bir yanda projeler anlatılıyor… 13 ilçe…
574 mahalle… Hizmetler… Ama sahada konuşulan tek konu bu değil. Çünkü siyaset bazen şunu öğretir: Bir kriz, onlarca hizmetin önüne geçebilir. Ve eğer doğru yönetilmezse, hizmetler görünmez hale gelir.
Serbestlik Değil, Sınav
Levent Arkan’ın serbest bırakılması bir son değil. Bu, Ahmet Aras için yeni bir sınavın başlangıcıdır.
Çünkü artık mesele şudur: * Hukuki süreç nasıl ilerleyecek? Değil * Siyasi duruş ne olacak? Sorusudur
Ve Muğla kamuoyu cevabı bekliyor.
Bir zamanlar “kefilim” denilen bir isim vardı… Bugün o kefalet, sadece bir kişiyi değil, bir yönetim anlayışını tartışmaya açtı. Ve Muğla’da herkes aynı soruyu soruyor: Serbest bırakılan bir isim mi konuşuluyor, yoksa görmezden gelinen bir sorumluluk mu?
