menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ortadoğu yanarken BM inisiyatif almalı, Türkiye tuzağa düşmemeli

36 0
06.03.2026

ABD' nin hem de müzakere masasındayken İsrail'le birlikte İran'a vahşice saldırısından bir iki hafta kadar önce Birleşmiş Milletler'i (BM) irdeleyerek gittikçe işlevsiz hale geldiğini,  reform çabalarının hızlandırılarak tıkanmanın aşılmasının dünya için yaşamsal önem taşıdığına dikkat çekmiştim. 

İşte yine ABD-İsrail'in oldubittisi,  yine BM'ye karşın de facto bir koalisyon girişimi ve İran'a yönelik saldırı ile bütün Ortadoğu'yu saran barut kokusu... 

Neredeyse bir dekor durumuna düşen BM'nin genel sekreterinden savaşın altıncı günü (yazıyı perşembe öğlen kaleme alıyorum) daha bir cümle duymadım (Ben kaçırmış olabilirmiyim diye de düşünüyorum ama öyle olsa bile haber bültenlerinde duymadım doğrusu)! 

YENİ SALDIRI DALGASI SÜRPRİZ DEĞİL 

ABD ve İsrail'in 12 gün savaşından sonra İran'a yeni bir saldırı başlatacağı sürpriz değildi. İran'ın dünya ilişkisini daha da zayıflatacak tehditler,  askeri abluka, psikolojik savaşın tırmandırılması gibi açık göstergeler vardı. Trump ve Bibi'sinin ağzı sulanmış, salyaları akmaya başlamıştı! 

ABD'NİN SAVAŞTAN MURADI NE?

Sonrasına maddeler halinde bakalım...

1)Her savaşın bir siyasi amacı vardır. Savaş dışı yollarla,  diplomasi ile halledilmesi mümkün olmayan noktada ABD 'büzükdaşı' İsrail'le birlikte İran'a savaş açtı. İran liderliğini başta dini otoritenin,  velayet-i fakih sisteminin başı olmak üzere vurdu hemen. 160 kız öğrencinin de canına kıyarak acımasızca neler yapabileceğini göstermek istedi! Peki ABD-İsrail'in amacı neydi? Komplocu ABD, saldırıyı İsrail'in başlattığını,  onları korumaya mecbur kaldığı yalanını ileri sürdü! Oysa,  bu saldırı "geliyorum" diye bas bas bağırıyordu! Nasıl? ABD ve İsrail,  önce İran'ın bölgedeki vekil güçlerini bertaraf etti. Ardından,  bölgedeki başlıca müttefiki Suriye'deki Esad rejimini tasfiye ederek kendine bağlı bir yönetim oluşturdu. Yani,  İran'ı sınırlarına iteledi. 

2)ABD ve İsrail'in saldırısının siyasi amacı katmanlı: ABD, için İran'ın rejiminin ne olduğu hiç önemli değil. Önemli olan elindeki zengin doğalgaz ve petrol kaynaklarını nasıl, kimin lehine kullandığı... Yani amaç,  İran'da kendisine yanaşık (embeded) bir yönetim alternatifi oluşturmak suretiyle enerji kaynaklarını kendisinin istediği şekilde kontrol altına almak; Basra Körfezi ve devamındaki enerji nakli için stratejik önemdeki deniz yolunu kontrol altına almak (1954'te petrolü millileştiren Musaddık, Amerikan ve İngiliz petrol şirketlerinin girişimi ile devrildi. Yerine gelen Şah, uysal koyun oldu. Fakat İranlılar bu durumdan rahatsız olunca Şah, 20 yıl için petrolü tek başına sahiplenmek istedi,  bu defa petrol tròstleri onun fişini çekti. Mollalar da enerjiyi ABD ve İngiliz şirketlerine vermeyince,  üstelik Çin'e verince Trump da Mollaların fişini çekmek istiyor!).

Nükleer silaha erişimini durdurmak amacı bir "bahane". Hep belirttiğim gibi,  mesele oysa,  o zaman BM gözetiminde dünyada kimde nükleer silah varsa eş zamanlı olarak imhası için hemen görüşmelere başlansın! Bende olsun,  ama sende olmasın! Sadece sende olsun,  sen de "Ali kıran,  baş kesen" ol! Atom bombasını patlatmak suretiyle 80 sene önce Japonya'yı felç eden İran değil,  ABD değil miydi? ABD bu fenalığı tek yapan........

© Bizim TV