menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sessizliğin kar altındaki çığlığı

17 42
06.02.2026

Bu yazıyı okuduğunuz sırada ben, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in deprem bölgesi ziyareti kapsamında Malatya’nın Doğanşehir ilçesindeyim. Burası depremde en ağır hasarın yaşandığı yerlerden biri. Üzerinden tam üç yıl geçmiş olmasına rağmen depremin acısı ve yarattığı derin ekonomik yaralar; sanki o büyük kıyamet dün kopmuşçasına taze, sanki zaman o kış gecesinde donup kalmışçasına durağan. Bugün Doğanşehir’de gökyüzü gri, yer beyaz. İnsanlar; artık "geçici" vasfını yitirmiş konteyner kamplarında, kar altında, tıpkı depremin o ilk günü olduğu gibi soğukla ve imkansızlıklarla hayata tutunmaya çalışıyorlar.

Bölgenin bir evladı olarak, o zorlukları yaşayanları sadece dışarıdan bir gözlemci gibi değil, damarlarımda hisseden birisi olarak halkın ne çektiğini çok iyi biliyorum. Bizim buralarda kış sert geçer; ama bu kış sadece doğanın sertliğiyle değil, unutulmuşluğun ayazıyla yaşanıyor.

Tam da bu manzaranın ortasındayken, bölge gerçekliğini kavrayamadan fildişi kulelerinden ahkâm kesenlerin, trajediyi steril laboratuvar ortamında inceliyormuş gibi analiz edenlerin sesleri kulaklarımda tırmalıyor. Bölge insanının içine bulunduğu durumu “deprem rehaveti” olarak tanımlayan, depremzedelerin “para harcama refleksinin kaybolduğunu” iddia eden o üstenci bakış açısı; ne bu coğrafyanın ruhunu anlamış ne de asgari bir insani empatiye sahip.

"Harcama refleksi" denilen şey, ancak bir geleceği olan, yarınına dair umudu cebinde taşıyan insanlar için geçerlidir. Bir sabah uyandığında her şeyini; sadece evini ve eşyasını değil, anılarını, komşularını, esnaflığını ve hayallerini enkaz altında bırakmış bir insanın psikolojisini "tüketim endeksleri"........

© Birgün