Cumhuriyet Türkiye’sinin inanç sosyolojisi
Geçtiğimiz hafta Türkiye’nin Nüfus Sayım verilerine dayanarak ülkenin dil haritasını yazmıştım. Bu haritaya göre Türkiye bir ‘diller deposu’ydu ve bu durum toplumsal coğrafyanın en önemli özelliğiydi. Zaman içerisinde dil haritasında oluşan değişim ve değişmeyen dinamiklerin ilişkisi de aynı sosyolojinin bir başka yansımasıydı.
Cumhuriyet Türkiye’sinin sosyolojik özelliklerinden birisi de ülkenin inançsal haritası ile ilgiliydi. Daha çok politik sistem aktörlerinin söylemleri ve demeçlerinden aşina olduğumuz ’u Müslüman olan ülke iddiasını test edebileceğimiz kaynaklar, yine nüfus sayımlarıydı. Zira sayım defterlerinde bir soru, vatandaşların ‘dini’ ile ilgiliydi.
1927’de yapılan Türkiye’nin ilk nüfus sayımındaki ‘dininiz nedir’ sorusuna verilen yanıtların kesinliği ve doğruluğu elbette iddia edilemez ama yine de dinsel/inançsal çoğulluk hakkında önemli bir fikir verdiği kesindir. O sayımın verilerine göre ülkede 13.269.606 kişi kendini Müslüman olarak tanımlamıştı. Bunun dışında 39.511 kişi Katolik, 6.658 kişi Protestan, 109.905 kişi Ortodoks, 77.433 kişi Ermeni, 24.307 kişi Hristiyan, 81.872 kişi Musevi, 17.494 kişi ise ne olduğu anlaşılmayan sair dinlerden diye kodlanmıştı. Yine bu sayımın ilginç verilerinden birisi de 2.702 kişinin ‘dinsiz’ veya ‘dini meçhul’ olarak kaydedilmiş olmasıydı.
Sayımın ilginç verilerinden birisi de aynı anadillerden gelen........
