Laiklik: 86 milyonun sevincinin güvencesi
Türkiye, Anayasa’nın değiştirilemez ilkelerine göre demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Peki fiilen böyle mi?
‘Sosyal devlet’ yurttaşlarına adalet, eşitlik ve insanca yaşam koşullarını sunmayı görev edinir. Yoksullukla mücadele eder. Eğitim ve sağlık hizmetlerini herkes için ulaşılabilir kılar. Emekliyi, işsizi aç koymaz. Hastasına üç beş ay sonrası için randevu yazmaz. Öğretmenine hak ettiği değeri verir, atama beklemekten usanıp hayatından vazgeçmesine göz yummaz.
‘Demokratik devlet’, halkın kendi yöneticilerini özgür seçimlerle belirlediği devlet anlayışıdır. Temel hak ve özgürlükler güvence altındadır. Çok partili siyasi hayat vardır. İktidar değişimi barışçıl yollarla olur. Kimse koltuğa yapışmaz. Rakipler hapsedilmez, muhalifler kriminalize edilmez.
***
‘Hukuk devletinde’, devletin bütün eylemleri hukuka uygun olur. Yurttaşlar kadar devlet de hukuka uymak zorundadır. Yasalar herkese eşit uygulanır. Temel hak ve özgürlükler güvence altındadır. Suç ve cevaz kanunla belirlenir. Belediye başkanının yolsuzluk dosyası iktidar partisine transfer olunca kapanmaz. Bir insanın varlığı, kimliği yargılanmaz. Gazeteci işini yaptı diye tutuklanmaz. Savcı, soruşturduğu dosyaların hukuki süreçlerini yöneten bir makama atanmaz.
‘Laik devlet’, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrıldığı devlet anlayışıdır. Devlet işleri, din kurallarına değil hukuk kurallarına göre........
