menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Seyirci demokrasisinin” sonu

38 0
05.08.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

“İlk konuştuğum kadın bir ev kadınıydı, çalışmıyordu. Oğlunun matematik öğretmeni olduğunu, ama ataması yapılmayan bir öğretmen olduğunu söyledi. Eşi emekliymiş ve evlerini geçindirmek için böyle bir iş gelmiş… Onun da ilk figüranlık deneyimiymiş.

BirGün muhabiri Ebru Çelik, butlan CHP’sinin toplantısına götürülen figüranlarla yaptığı konuşmadaki ayrıntıyı BirGün TV yayınında böyle aktardı. Çelik, ses getiren haberinde, günlük 950 liraya parti toplantısında figüranlık için çağırılanları şöyle anlatıyordu: “… haberde, figüran olarak gelen tüm kişilerin Kılıçdaroğlu'yla bir ilgisi olmadığını; kiminin emekli, kiminin işsiz, kiminin ise atanmayan sınıf ya da matematik öğretmeni olduğunu öğrendim”.

Haber yayımlanmadan önce etkinliğin videoları sosyal medyada yayılmıştı. Salona adeta doktor, oyuncu ve yazar Ercan Kesal’ın kısa siyaset denemesindeki gözlemlerini aktardığı “Nasipse Adayız” filminin kara mizahı sinmişti. Gürsel Tekin, elinde mikrofon iş bilmezlikle suçladığı ekibi fırçalıyor; Kılıçdaroğlu’nun önüne dizilen kalabalığa takılacak rozetler gecikiyor; salondaki zoraki katılım manzarasıyla tezat bir coşku ve desibel ile birazdan gülümsemesini yüzüne geçirip sahneye sızacak Kılıçdaroğlu tanıtılıyordu: “Türkiye’nin gururu, dürüst lider, İstanbul’a bayram yaptıraaan…”

Kameralara sunulan sahnede hüzünlü performans sürerken, siyasetin öznesi olması gereken yurttaşlar, ucuz işgücü, görsel-işitsel dolgu malzemesi, alkış ve slogan makinesi olarak salondaydı. “Tıpış tıpış” oy vermeye giden kitle artık yoksa da detay çekimde kadrajı dolduracak bir kalabalık kiralanabiliyordu (ya da ajans sahibinin iddia ettiği gibi gönlünden kopunca figüranlar salona yığılabiliyordu). İroni sertti: İnsanları 950 lira günlük yevmiyeye mecbur bırakan sistemle mücadele iddiasıyla siyaset yaptığını söyleyenler, sistemin mağdurlarını fon yapmış, nutuk atıyordu.

Objektifleri sadece kürsüye dönük zabıt kâtibi medya mensupları ya da kulis bilgisi kovalamaktan sokağa çıkmayı unutan gazetecilere kalsa, haber değeri kendinden menkul bu temsil bir şekilde sahnelenip bitecekti. Oysa gazeteci Ebru Çelik mesleğin temeli olan muhabirliği devreye sokup perde arkasına geçti, haberiyle “kayyım çıplak” deyince figüran demokrasisi de fâş oldu.

SEYİRCİ DEMOKRASİSİNİN FİGÜRANLARI

Siyaset felsefecisi Bernard Manin, “Temsili Yönetimin İlkeleri” kitabında “seyirci demokrasisi” (audience democracy) kavramını ortaya atmıştı. Ağırlıklı olarak Batı demokrasilerini mercek altına alan Manin, parlamenter........

© Birgün