Emeğin durumu kötüleşti
2025 Türkiye ekonomisinde emeğin payının gerilediği bir yıl oldu. TÜİK geçen hafta (2 Mart 2026) Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, IV. Çeyrek (2025) verilerini yayımladı. Böylece 2025 yılının büyüme bölüşüm verilerini ana hatlarıyla görmüş olduk. Bu verilerin önemi, bir yandan büyümeye ilişkin, öte yandan gelirin sınıfsal ve sosyal dağılımına ilişkin veriler içermesidir. Bilindiği gibi gelirin bireysel dağılımına ilişkin veriler ve bireysel gelir eşitsizliği tek başına anlamlı değildir. Özellikle ücretli çalışmanın yaygınlaştığı toplumlarda bireysel dağılım yanında sınıfsal dağılıma (fonksiyonel) dağılıma da bakmak şarttır. Aksi halde bireysel gelir dağılımı verileri yanıltıcı olabilir.
Bölüşüm verilerinde bireysel dağılımdan ziyade sınıfsal (fonksiyonel) dağılıma odaklanmak lazım. Türkiye için bu özellikle önemlidir. Genel olarak ücretli çalışmanın arttığı toplumlarda bireysel gelir dağılımı, sınıfsal bölüşüm ilişkilerini yeterince gösteremez. Ücretliler arasındaki farklar sınıfsal farklar olarak gözükebilir. Bu nedenle bireysel dağılım kadar sınıfsal dağılıma da göz atmak lazımdır. Öte yandan Türkiye gibi asgari ücretin yaygın olduğu ülkelerde bireysel gelir dağılımı daha iyi gözükebilir. Bunun en önemli nedeni asgari ücretin yaygınlığıdır. Bu nedenle gelirin sınıfsal dağılımına bakmak şarttır.
Öte yandan tek başına ortalama büyüme verileri de anlamlı değildir. Çünkü mesele ne kadar büyüdüğünüz değil, kimin ne kadar büyüdüğüdür. Bunun için büyüme oranından daha çok bölüşüm verilerine bakmayı tercih ediyorum. Kuşkusuz 31 Ağustos 2026’da yayımlanacak yıllık veriler daha anlamlı karşılaştırma yapma imkanı verecektir. Ancak çeyreklik verilerden hareketle 2025 yılı içinde emeğin durumu hakkında değerlendirmeler yapmak mümkün.
2025’TE EMEĞİN DURUMU KÖTÜLEŞTİ
TÜİK’e göre 2025’te emeğin pastadaki payı (bölüşüm payı) yıl içinde 10 puan düştü. TÜİK’e göre 2025 yılı 1. çeyrekte yüzde 43,7 olan işgücü ödemelerinin Gayri Safi Katma Değer içindeki payı 2025 yılının son çeyreğinde işgücü ödemelerinin payı yüzde 33,7’ye geriledi. Buna karşılık net işletme artığının (sermaye gelirleri) payı 13,1 puan artarak yüzde 36’dan yüzde 49,1’e yükseldi. Kuşkusuz karşılaştırmanın yılın aynı dönemi üzerinden yapılması gerektiği ileri sürülebilir. Böyle bakıldığında da 2024’ün son çeyreğine göre daha küçük bir düşüş var. Ancak yıl içindeki düşüş ciddi boyutlarda. Yıl içindeki düşüş aynı zamanda yıl boyunca emek gelirlerinde anlamlı bir artış olmadığını ve enflasyonun yükünü emekçi sınıfların yüklendiğini gösteriyor.
Bölüşüm verilerinde yer alan işgücü ödemeleri payı, işgücü için (tüm ücret ve maaşlar) yapılan toplam brüt giydirilmiş ödemeleri yani maliyetleri, diğer bir ifadeyle ücret ve maaşla çalışan herkesin toplam brüt maliyeti demek işgücü ödemeleridir. Kuşkusuz vergi ve kesinti politikalarına göre ele geçen net miktar düşüyor. 2025 yılı içinde işgücü ödemelerinin payı çeyreklik dönemlere göre tablodaki gibidir.
2025 yılı son çeyreğinde işgücü ödemelerinin payı yüzde 33,7’ye gerilerken net işletme artığı (sermaye ve karma gelirler) da yüzde 49,1’e yükselmiş. Net işletme artığı yılın ilk çeyreğinde yüzde 36 paya sahipmiş. Net işletme artığının kapsamının detaylarına girmeden bunun işgücü gelirleri dışındaki diğer toplumsal kesimlerin kazancı (ağırlıkla sermaye geliri) olduğunu söylemek lazım. Sonuç olarak işgücü........
