menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bitmeyen sendikal zulüm!

53 0
23.03.2026

Türkiye’de hak arama ve sendikal mücadele ile gerçeği anlatma mücadelesi hep zor olmuştur. İnsan haklarını, işçi haklarını, emeğin haklarını savunanlar ve halka gerçeği anlatanlar sık sık zulümle karşılaşmıştır. Bu bayramı çok sayıda hak savunucusu hapiste karşıladı. Bunlardan biri de sendikacı, işçi hakları savunucusu ve Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası’nın (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen. Bu hafta onun şahsında Türkiye’de sendikal mücadeleye dönük dünden bugüne bitmeyen zulmü ele alacağım.

21. YÜZYILIN BAŞINDA SENDİKAL ZULÜM

Mehmet Türkmen’in hayatı, Türkiye’de sendikal mücadelenin ve hak arama özgürlüğünün ne denli kısıtlandığının günümüzdeki somut örneğidir. Mehmet Türkmen, çalışma koşullarının ağır olduğu işyerlerinde işçi haklarını savunan, haksızlıklara karşı çıkan ve örgütlenme mücadelesi yürüten çekirdekten yetişen güneyli bir sendikacıdır.

Dokuz yaşında Gaziantep’te halı atölyelerinde çıraklığa başladı. 15 yıl süren halı dokuma işçiliğinin ardından sendikal harekete girdi ve son çeyrek yüzyıldır Gaziantep’te gerçekleşen hak arama mücadelelerine, grevlere, direnişlere ve sendikalaşma çabalarına aktif olarak katıldı. Türk-İş’e bağlı Petrol-İş ve DİSK’e bağlı Tekstil sendikalarında bölge temsilciliği yaptı.

Kasım 2021’de yürüttüğü DİSK Tekstil Bölge Temsilciliği görevine son verilen Türkmen, 2022 yılı başında Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası’nı (BİRTEK-SEN) kurdu. Bu dönemde sendikal faaliyetleri nedeniyle yerel işverenler tarafından pek çok kez hedef gösterildi, tehdit edildi ve defalarca gözaltına alındı. Çoğunluğu patronların şikâyetiyle olmak üzere hakkında çok sayıda soruşturma ve dava açıldı.

17 Şubat 2025’te Gaziantep Başpınar’da düşük ücret dayatmasına karşı başlayan kitlesel işçi eylemleri sırasında "suç işlemeye alenen tahrik" gerekçesiyle tutuklandı. 36 gün tutukluluktan sonra tahliye edildi; ancak aynı gün ev hapsi kararı verildi. 17 Nisan’da kaldırılan ev hapsi, 21 Nisan’da savcılığın itirazıyla yeniden uygulandı ve 100 gün sürdü. 18 Temmuz’da "suç işlemeye tahrik" suçundan 6 ay 7 gün ceza verildi. Verilen ceza, idare mahkemesince hukuka aykırı bulunan valiliğin yasak kararına dayandırıldı.

13 Mart 2026’da Sırma Halı’daki işçi eyleminde yaptığı basın açıklaması sonrasında 15 Mart’ta gözaltına alındı. "Barikatları işçilere değil, patronlara kurun. Bu adaletsizliğe her gün yenilerini ekleyerek, işçilerin yüreğinde öfke ve isyan biriktiriyorsunuz" sözleri gerekçe gösterilerek "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasıyla 16 Mart 2026’da yeniden tutuklandı.

Mehmet Türkmen Gaziantepli, güneyli yerel bir sendika lideri. Özellikle tekstil sektöründeki haksızlıkların üzerine gidiyor, onların sesi olmaya çalışıyor. Sendikacılık hakkıyla yapıldığında zor iştir; yerel sendikacılık daha da zordur. Yerel patronların ağları geniştir; bürokrasiyi etki altına alabilir, nüfuzlarını kullanabilirler. Bu işlere meyilli bürokratlar varsa yerelde sendikacılık ve hak mücadelesi çok daha zor olur.

Mehmet Türkmen sendikal mücadelenin doğasında olan işleri yapıyor, işçi cehennemlerinde işçi haklarını savunuyor; çalışırken ölen, sakat kalan işçilerin, alacaklarını alamayan işçilerin haklarını savunuyor,  işçilerin taleplerini görünür kılıyor. Sendikasız işçilerin sendikalaşmasına çalışıyor. Bu nedenle de hedefe konuyor. Doğru yerde durduğu ve eğilmediği için zulüm görüyor.

ANATOLE FRANCE’IN DEDİĞİ…

Mehmet Türkmen’in tutuklanması aslında söylediği sözlerin ne kadar isabetli olduğunu gösteriyor. Şunları demiş Mehmet Türkmen: "İşçiler aylardır maaşlarını düzenli alamıyorlar. Fazlasını değil sadece maaşının zamanında yatırılmasını istiyorlar. Karşılığında tehdit mesajları alıyorlar. Bu ülkeyi var edenler, sırtlarında taşıyanlar fabrikalarda çalışan işçiler. İşçileri tehdit etmekten vazgeçin. İşçileri insan yerine koymayı öğrenin. Bu memlekette patronsanız, zenginseniz; işçinin hakkına........

© Birgün