Dünya, Türkiye ve Kıbrıs
Dünya çok karmaşık ve tehlikeli bir dönemden geçiyor. Ortadoğu, tam bir ateş çemberi. ABD’nin çılgın Başkanı Trump’ın zücaciye dükkânına girmiş fil gibi ortalığı dağıtması herkesi şaşkına çevirdi. Herifçioğlu, yıkım gücü yüksek füzelerle İran’ı yakarken Neron’a rahmet okuturcasına büyük bir haz duyuyor! Ülkenin güneyindeki Minab kentinde ilkokul çağındaki 168 kız çocuğunu öldürürken zerre kadar üzüntü duymuyor. İran donanmasına ait gemileri batırmanın “çok eğlenceli” olduğunu söyleyecek kadar kara vicdanlı biri! İnsan demeye dilim varmıyor. Belki “insanlaşma sürecini henüz tamamlayamamış bir primat” demek daha doğru olur!
Küresel suç örgütüne dönüşmüş iki haydut devlet ABD ve İsrail, geliştirdikleri bütünleşik silah sistemleriyle mazlum dünya halklarına kan kustururken “uygar dünya”, bu utanç sahnelerini televizyonlardan savaş filmi seyreder gibi izliyor! Özellikle uzun yıllar insan hakları şampiyonluğunu kimseye bırakmayan AB’nin, ahlak ve hukuk dışı bu saldırılar karşısında takındığı ikiyüzlü tutum tiksinti yaratıyor.
İlhan Selçuk, bir yazısında Batı ülkelerinin genel yaklaşımını değerlendirirken “Kendine dönük yüzünde uygar mı uygar olan Avrupa, dünyaya bakışında ilkel, acımasız, vahşi ve emperyalisttir...” derken haksız mıydı?
* * *
Dünya bu durumdayken, Türkiye’deki siyasal iktidar, demokratik muhalefeti büsbütün yok etme çabasında. Başta büyük rakibi İstanbul Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu olmak üzere CHP’li 16 belediye başkanını uydurma suçlamalarla içeri tıktı. O başkanların davaları bir yıl sonra görülmeye yeni başlamışken şimdi başka belediyelere de operasyon çekiliyor. En son Bolu Belediye Balkanı Tanju Özcan’ı da akıl almaz bir gerekçeyle tutukladılar.
Bu........
