DEM Parti Gençlik Meclisi: Barış sürecini dünyaya gençler anlatacak
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Gençlik Meclisi, diplomasi çalışmalarını gençlerin daha aktif rol üstleneceği yeni bir yapıyla genişletmeyi hedefliyor.
Bu amaçla, 18-19 Ağustos tarihlerinde Ankara’da “Demokratik Ulus Diplomasisi ile Enternasyonalizme” çalıştayı düzenledi ve çalıştayın ardından Dış İlişkiler Komisyonu kurduklarını duyurdu.
Komisyonun hedefi yalnızca siyasi temas yürütmek değil, çözüm süreci ve Kürt meselesine ilişkin uluslararası kamuoyuna İngilizce, Fransızca, İspanyolca ve Arapça düzenli bilgi akışı sağlamak, araştırma raporları hazırlamak ve uzun vadede yeni bir bilgi üretim ağı oluşturmak.
Çalıştayın içeriğine ilişkin konuştuğumuz DEM Parti Gençlik Meclisi Üyesi Rezan Kağanarslan, ağustos ayı sonunda da sol-sosyalist gençlik örgütlerinin katılımıyla yeni bir çalıştay düzenlemeyi planladıklarını söyledi.
“Gençlik diplomasisi nasıl örgütlenmeli?”
Çalıştay nasıl geçti? İki gün süresince hangi başlıkları ele aldınız?
Çalıştayın amacı, Gençlik Meclisi bünyesinde yürütülen diplomasi faaliyetlerini daha kurumsal bir yapıya kavuşturmaktı. Bugüne kadar bu çalışmalar büyük ölçüde iki-üç kişinin omuzlarında yürüyordu. Biz de alanı genişletecek ve komisyon çalışmalarını güçlendirecek yeni bir ekip oluşturmak istedik. Bu kapsamda ODTÜ, Bilkent, Koç Üniversitesi ve İstanbul’daki çeşitli üniversitelerden siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler ve benzeri alanlarda eğitim gören yaklaşık 20-25 arkadaşımızı iki gün süren çalıştaya davet ettik.
İlk gün, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin değerlendirilmesiyle başladı. Açılış oturumuna DEM Parti Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel katıldı ve son temaslarından edindiği gözlemleri paylaştı. Ardından “Egemenlerin Gündemi” başlıklı oturumda Halklar Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu teorik çerçeveyi, finans kapital, ulus-devlet sistemi ve mevcut modelin neden dönüşüme ihtiyaç duyduğunu tartıştık. Diyarbakır Milletvekilimiz Ceylan Akça Cupolo, NATO ve değişen küresel “güvenlik arayışları”nı ele alarak oturuma katkı sundu.
Daha sonra “Üçüncü Dünya Savaşı” başlığında, günümüz çatışmalarının önceki dünya savaşlarından nasıl ayrıştığını konuştuk. Tek bir süper gücün belirlediği bir sistem yerine, bölgesel ve orta ölçekli güçlerin öne çıktığı çok kutuplu bir dünya düzeninin oluştuğunu; süper güçler, ara güçler ve orta güçlerin yeni konumlarını değerlendirdik. Tek taraflı sunumlar yerine interaktif tartışmaların olmasını önemsedik.
Öğleden sonra enternasyonalizm başlığında, hareketin kuruluş dönemindeki enternasyonalist yaklaşım ile bugün yeniden inşa edilmeye çalışılan perspektifi ele aldık. Birinci, İkinci ve Üçüncü Enternasyonal deneyimlerinin neden kalıcı başarı sağlayamadığını ve yeni bir komünal enternasyonalizmin nasıl kurulabileceğini tartıştık. Veysi ve Çetin Heval’in sunumlarıyla birlikte, İmralı’dan gelen değerlendirmeleri, diyalektik çelişkiyi ve tarihsel yorumlara ilişkin farklı yaklaşımları ele aldık. Günün sonunda Avrupa’da diplomasi faaliyeti yürüten iki enternasyonalist arkadaşımız, Avrupa gençliğinin gündemini ve Avrupa, Amerika ile Afrika’daki temaslarından edindikleri gözlemleri aktardı. Asıl çalışma formatımız ikinci gündü.........
