Mekânın, ruhuyla buluşması
Kimi mekânlar vardır ki, çok uzun yıllardır yerinde durur. Yerinde durur elbette de kimseler o mekânın bir zamanlar kimlerle hemhal olduğunu, kimlere evsahipliği yaptığını, hangi hikâyeleri sinesinde barındırdığını pek bilmez / bilemez. Mekânın mevcut hâline şöyle bir bakar, ya da yanından geçip gider.
2020 yılına kadar Diyarbekir Suriçinin Urfakapı semtinin Lalebey Mahallesindeki Meryemana Süryani Kadim Kilisesinin hemen yanındaki “Eski Süryani Kızlar Mektebi” binası tam da böyleydi. Metruk bir yapıydı. Zamanın acımasız zulmüne boyun eğmiş yıkık ve viran haldeydi. Sokak kapısı yok edilmiş, hepten arsaya dönüşmesin diye bir demir kapı dahi yapılmıştı.
İçine girdiğinizde bütün ahşap kapılarının ve pencere çerçevelerinin sökülüp orta yerde yakıldığı, avluya bakan duvarların yarı boyuna kadar yıkıldığı, damının çöktüğü metruk bir yapıydı görünen. Madde bağımlıların “sahipsiz” mekânına dönüşmüştü!
Bir zamanlar mahallenin takur-tukur masura sesleri ve ipekli dokuma tezgahları ile şenlendiği yıllardan küçük bir iz bile kalmamıştı geriye.
O mekanda çok değil 100 yıl kadar öncesinde birkaç sınıf halinde en az 100 kız öğrencinin kendi anadilleri Süryanicenin yanında Türkçe, Kürtçe, İngilizce ve Arapçayı da öğrendiği ve basbayağı bir okulda ne öğrenilmesi gerekiyorsa onun eğitimin verildiği bir mekândı o / bu “Süryani Kız Okulu”.
Kadim Süryani topluluğunun dördüncü yüzyıldan bu yana o mahallenin sakinleri olduğu, kiliseleri Meryemana’nın tarihinden zaten biliniyordu. Bilime, dile ve eğitime ziyadesiyle önem atfeden Süryani toplumunun elbette çocuklarının eğitimine de ilgisi bu yapı üzerinden böyle anlaşılmalıydı.
İşte Süryani halkının hemşehrileri ve o sokağın (Eski adı Puşici olan Naum Faik Sokağı) sakini olan öğretmenleri Naum Faik Palak’ın 1911’de anılan mekânın yeniden açılışı ile ilgili sözleri de bunun kanıtıydı adeta:
Diyarbekir’deki Süryani cemaatinin kızları için bu okulun açılması hepimiz için büyük bir gurur kaynağı olmuştur. Bu okulun açılması, merkezimizde bulunan değerli din adamı Metropolit (Matran) Elyas Efendi’nin büyük çabaları sayesinde gerçekleşmiştir. Okula öğretmen olarak atanan kişi, Metropolit Elyas Efendi’nin kız kardeşinin kızı Viktorya Hanım’dır. Kendisi Mardin Protestan Koleji’nde eğitimini tamamlamış; Arapça ve İngilizceyi çok iyi, Süryaniceyi ise belli bir seviyede bilmektedir. Ayrıca el işleri konusunda da oldukça yeteneklidir. Okulda yaşları farklı elli, altmış kadar kız öğrenci bulunmaktadır. Arapça, İngilizce ve Süryanice dersleri Viktorya Hanım tarafından, Türkçe dersleri ise Kas Hanna Efendi tarafından verilmektedir.
Diyarbekir’deki Süryani cemaatinin kızları için bu okulun açılması hepimiz için büyük bir gurur kaynağı olmuştur. Bu okulun açılması, merkezimizde bulunan değerli din adamı Metropolit (Matran) Elyas Efendi’nin büyük çabaları sayesinde gerçekleşmiştir. Okula öğretmen olarak atanan kişi, Metropolit Elyas........
