Özgür Kırgızistan’ın özgür kızı Zere
Sovyet döneminin sona ermesiyle hür demokratik bir düzen beklentisi içine girilmiş Kırgızistan’da ne yazık ki gericiler din faktörüne dayanarak bilhassa kadınları baskı altında tutmayı sürdürebiliyor.
Kadınların halen erkeğe hizmet etmesi beklenen varlık muamelesine tabi tutulması yetmezmiş gibi, toplumsal cinsiyet eşitliği talepleri muhafazakârların adeta asabını bozuyor.
Ev içi şiddet vakaları sık sık tekrarlanırken sokakta yürüyen bir kadının güpegündüz kaçırılması ve defalarca tecavüze uğramış bedeninin katledilmiş olarak bulunması vaziyetin ne kadar vahim olduğunu ispatlıyor.
Farkındalık düzeyi gayet yüksek, isyankâr genç kadın Zere Asilbek erken yaşta gidişata dur diyebilmek amacıyla müziğe sarılmış ve pop müzik aracılığıyla ister istemez feminist bir provokatöre dönüşmüş.
Tabii ki cesaretinde iyi eğitimli, aydın görüşlü ve köklü bir Kırgız ailesinin ferdi olarak yetişmiş olmasının payı yüksek, lakin bu imtiyazlı durum tutucular tarafından Zere’nin “Batı Ajanı” klişesiyle damgalanmasına yol açmış.
Ülkede eski kafalılığın siyasi iktidar tarafından da sömürülmesi sonucunda başına buyruk cüretkâr bir kadının kadın haklarından bahsetmesi, kadınlara reva görülenleri ön plana çıkarması, kadınlar arası bir dayanışma hareketine ilham vermesi yalnız Zere’nin lanetlemesine yol açmamış, şiddetin sıradanlaştırıldığı çağımızda ölüm tehditleri almasına da sebep olmuş.
"Özgür Kırgızistan’ın Özgür Kızı (A free daughter of free Kyrgyzstan)" adlı belgesel mütevazı tavrıyla, özgürleşmesi beklenen Orta Asya Türki........
