Kruvaziyer gemilerinin sırrı mı kaldı?
Geçtiğimiz Nisan ayında Hondius gemisinde patlayan hantavirüs krizi kruvaziyer seyahatlerinin sağlık güvenliği açısından ne kadar riskli olduğunu bir kez daha tüm dünyanın gözüne soktu. Mevzubahis gemilerin gerekli hijyen tedbirlerini alıp almamasından çok, beynelmilel insan topluluklarının kullandığı ortak ve dar alanların bulaşıcılığı artırma ihtimali her zamanki gibi ön plana çıktı.
Covid-19 pandemisi patladığında Diamond Princess gemisinin Japonya açıklarında iki hafta boyunca karantinaya alınmasını ve 700 yolcudan fazlasının Covid pozitif çıkmasını kim unutabilir?
İstanbul Galataport’a yanaşmış muhtelif kruvaziyer gemilerini tercümanlık mesleğim icabı ziyaret etmiş biri olarak, ömrüm denizde geçmiş olmasına rağmen bir kruvaziyer seyahatine asla çıkmamaya and içtiğimi biliyorum.
Dolayısıyla Kruvaziyerlerin gizli hayatı (The secret life of the cruise) adlı belgesel YouTube’da karşıma çıkınca deyim yerindeyse üzerine atladım. Lakin adının vadettiklerinden çok uzak, sözkonusu gemilerin adeta reklamını yapan bir filmle karşı karşıya kaldım. Çevre kirliliğine dair sabıkalarından işçi hakları ihlallerine, uluslararası hukukun yok sayılmasından gemilerde işlenen suçların örtbas edilmesine, kruvaziyer gemileri belgeselde yansıtıldığı kadar “steril bir evren” olmaktan çok uzak.
Dünyanın en büyük kruvaziyer gemisi şirketlerinden MSC’ye ait Seaside gemisine yönetmen Ben Ryder imzalı iyimserlik timsali belgesel sayesinde misafir ediliyoruz. 5000'i yolcu olmak üzere takriben 6500 kişilik kapasitesi olan heyula gibi geminin yüzen bir İstanbul Hilton görüntüsünden farkı yok. Estetik olarak gözlere verdiği rahatsızlık bir yana Costa Concordia’nın başına gelen 32 ölümlü batma vakası misali deniz kazalarına karşı ne kadar hazırlıklı olduğu da tartışılabilir. Üstelik kolay bir hedef olarak kruvaziyerlerin olası saldırılarına karşı savunmasızlıkları da malum.
Seaside gemisinde devasa su parkından muhtelif havuz ve jakuzilere, bin kişilik tiyatrodan basket sahasına, bowling salonundan Spa’ya, müşterilere muhtelif imkânların sağlandığını görüyoruz. Gece kulübü bir yana 9 restoran ile 11 adet barın varlığı ve tüketilen alkol miktarı da şevkle anlatılıyor. Günde bazen 20 bin yumurtanın tüketilebildiğini, ortalama 15 ton et ile 47 ton meyve ve sebzenin bir hafta süren seyahat için depolandığını da öğreniyoruz. Ya 7 bin adet tuvalet kâğıdının ne kadar zamanda tüketildiğini tahmin edebilir misiniz?
Geminin teknik........
