menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ne için yaşıyoruz?

19 0
25.01.2025

Barınma, eğitim, güvenlik sorunlarıyla boğuşacaksam, kaldığım otelin yangın merdivenini, bindiğim trenin raylarını, oturduğum binanın deprem yönetmeliğini ben denetleyeceksem, niye vergi veriyorum?

Geçtiğimiz hafta yaşanan tüm gelişmeler, yeni bir yol haritasına ihtiyacımız olduğunu yüzümüze çarptı. Eski düzenin yasını tuttuysak, yeni dünyada var olmak için donanımımızı geliştirmeliyiz. Kapitalizmin "böl, parçala, yönet" tuzağına düşmeden birleşmeliyiz.

Bağımsız sendikaları bir çatı altında güçlendirmeli ve genç nesil için alternatif bir hava sahası yaratabilmeliyiz.

Üç senedir kanser teşhisiyle ölen eşimin yasını tutuyorum. Onun gidişini kabullenmeye ve bir yandan da yaşadığımı sandığım o eski ülkenin artık var olmadığı gerçeğini anlamaya uğraşıyorum.

Eşimi kaybedince nükseden ölüm korkum, beni bir "yurttaş" olarak daha fazla sorumluluk almaya itti. STK'larda aktif çalışmaya, alana inmeye ve hak mücadelesine katılmaya başladım.

Yine de yas tutmanın inkâr, öfke, pazarlık, depresyon aşamalarından sonra gelen kabullenme aşamasına geçişe direniyorum. Zira memleketin nobran ve açgözlü ruhuyla yüzleşmek demekti bu. Uzun süredir kafamı başka yöne çevirmeyi seçmenin suçluluğu ile baş başayım.

Yasın beşinci evresi olan kabullenme, büyümeyi ve şifalanmayı beraberinde getiriyor. Kendi yaranla başkalarını şifalandırma isteğini barındırıyor. Bu da kişilerden ve olaylardan ziyade fikirleri ve sistemi sorgulamayı gerektiriyor.

Senede sadece 3 ay iş bulup (oyunculuk, çeviri ve metin yazarlığı), kalan 9 ayı aile büyüklerinin desteği ile geçiren, 4,5 yaşındaki kızıyla yalnız yaşayan bir kadınım. Hem arkadaşlarımın hem ailemin bir bölümü son on senede başka ülkelere yerleştiler.........

© Bianet