Kentsel ısı adaları: İstanbul’da sıcaklık da sınıfsal
Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO/DMÖ) Mayıs 2026’da yayımladığı rapora göre 2026 ile 2030 yılları arasındaki ortalama küresel sıcaklıkların, 1850-1900 dönemi ortalama sıcaklıklara kıyasla 1.3 ila 1.9 derece daha yüksek olması bekleniyor.
Önümüzdeki beş yıldan en az birinin tarihin en sıcak yıl olma ihtimali yüzde 86. Şu an ise tarihin en sıcak yılı unvanı 2024’e ait.
Ancak artan sıcaklıklar herkesi aynı şekilde etkilemiyor.
Aşırı sıcaklar özellikle 65 yaş üstü yurttaşları, çocukları, işçileri, yoksul kesimleri ve sokakta yaşayan hayvanları daha ağır biçimde etkiliyor. Benzer şekilde, dar gelirli mahallelerde istihdama katılımı erkeklere kıyasla daha düşük olan kadınlar, ev içi emeğini çoğu zaman klima ya da vantilatör gibi temel imkânlardan yoksun koşullarda sürdürmek zorunda kalıyor. Eşitsiz yaşam koşulları, yoksul yurttaşları kentsel ısı adası etkisine karşı daha savunmasız hâle getiriyor.
Böylelikle aynı şehirde, hatta birbirine çok yakın ilçelerde yaşayan insanlar bile sıcaklığı aynı düzeyde deneyimlemiyor.
İstanbul’un Esenler ilçesinde yaşayan, 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Deniz, evine en yakın yeşil alana 10 dakika yürümesi gerektiğini söylüyor ve her geçen yaz ona bir öncekinden daha sıcak hissettiriyor.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO/DSÖ) ise şehir sakinlerinin evlerinin 300 metre yakınında, yani 5 dakika yürüme mesafesinde yeşil alana erişimleri olması gerektiğini söylüyor.
Deniz, evinde klima olmasına rağmen sıcaktan evden çıkamadığı günler evde de rahat olmadığını söylüyor:
“Okula gitmediğim günlerde genelde evde oturuyorum,........
