menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trumpgillerin Arnavutluk sevdası: Edi Rama zor durumda

26 0
sunday

ABD desteğiyle İsrail’in işgale giriştiği Gazze için Donald Trump’ın önerdiği projeyi hatırlarsınız. Filistinlileri başka ülkelere göndermeyi, ülkenin Akdeniz kıyılarına lüks turizm yerleşmeleri yapılmasını öneriyordu. Hatta bu konuda yapay zekâyla üretilen bir video da ortalıkta dolaşıyordu. 

Trump’ın o girişimi geniş tepki çekmişti. Benzeri bir proje şimdi Arnavutluk’ta gerçekleşiyor. Bu kez Trump pek ortalıkta görünmüyor. Projeyi -vekâleten olsa gerek- kızı Ivanka ve damadı Jared Kushner yürütüyor. Bu arada Trump, “Arnavutlar yiğittir, sert insanlardır” diye uzaktan selam göndermeyi de ihmal etmiyor. Hoş, bazı konuşmalarında Arnavutluk ile Ermenistan’ı, Karadağ’ı karıştırması mizah konusu olmuş.

Ivanka’nın anlattığına göre birkaç yıl önce arkadaşlarıyla Adriyatik kıyılarında çıktıkları bir “mavi” yolculukta Karaburun Yarımadası’nı ve biraz açıklarındaki Sazan Adası’nı keşfederler. Bu el değmemiş doğal zenginliğe hayran kalırlar. Damat zaten uluslararası sermaye çevrelerinin aktif bir mensubudur. Ivanka da sonuçta babasının kızıdır ve derler ya, “Armut dibine düşer”.

Damat Bey’in yetenekleri

Jared Kushner, bir anlamda ABD Başkanı Trump’ın “çok özel” elçisidir, özellikle İsrail ve Arap ülkelerine yönelik aktif bir faaliyet yürütmektedir. Netanyahu ve İsrail sermayesiyle olduğu kadar Arap ülkelerindeki para babalarıyla da yakın ilişkileri, hatta ortaklıkları vardır. Zaten bölgede barışın, Arap ve İsrail finans çevrelerinin ortak girişimleriyle sağlanabileceği görüşünü sıkça dile getirmektedir. Arnavutluk’taki 1,5 milyar dolarlık yatırım da böyle bir ortaklık olan Affinity Partners üzerinden yapılmaktadır.

Avlonya Körfezi kıyıları, bu arada Karaburun ve Sazan Adası, korunması gereken doğal zenginliklere sahiptir. Önemli değil, burası böyle bırakılır mı? İmar edilmelidir. En becerikli mimarlara projeler hazırlatıldığını söyler Ivanka. Arnavutluk yetkilileriyle ve bu arada Sosyalist Parti’nin başbakanı Edi Rama ile yakın, hatta aile boyu ilişkiler kurulmuştur. Sonuçta bu yıl büyükçe bir arazi kapatılır. Buldozerler doğal sit arazisi üzerinde yol açmaya başlar.

“Arnavutluk satılık değildir”

İşte kıyamet o zaman kopar. Bölge halkı tel örgüleri yıkar, Trumpgillerin arazisini koruyan polislerle çatışır. Protestolar kısa sürede ülkeye yayılır. Bu satırların yazıldığı sırada, özellikle başkent Tiran’da on binlerce kişinin katıldığı yoğun gösteriler sürüyordu. Toplam Arnavutluk nüfusunun 2 milyon 700 bin, başkent Tiran nüfusunun ise 600 bin dolayında olduğunu dikkate alırsanız, protestolara katılımın yoğunluğu daha iyi anlaşılıyor.

Gösterilerde “Arnavutluk satılık değil” ve “Biz Dubai olmak istemiyoruz” sloganları dikkati çekiyor ve hedefte Başbakan Edi Rama var. Rama, Trumpgillerin bu yatırımına fazlasıyla angaje olmuş durumda; bizde bilinen deyimiyle, “Bu işin avukatı benim” der gibi. Yatırımın bölgeye yeni iş olanakları getireceğini ve turizm gelirlerini artıracağını, hatta ülkenin Avrupa........

© Bianet