Bu "lavuk" hangi "lavuk"?
Türkiye’de ırkçılığın çeşitli tezahürleri olduğu aşikar. Bu tezahürlerin geneli üzerine konuşmak, ırkçılığın yapısal bir mesele olarak ele alındığı tartışmalar yürütmek bir hayli zor ve belli sınırlı alanlar dışında pek mümkün değil. Irkçılığın gündemleşip üzerine konuşulabilmesi çoğunlukla ırkçılığın şiddet pratiğine dönüştüğü çeşitli eylemler, saldırılar, olaylar vesilesiyle oluyor.
Kürt düşmanlığı Türkiye’deki ırkçılık dalgasının çimentosunu oluşturuyor demek sanıyorum yanlış olmaz. Çünkü bu siyasal bir karşı çıkışı da beraberinde getirdiğinden (en azından Kürtlerin bizzat kendileri ve onlarla ittifak içinde olan azınlık bir nüfus tarafından), ırkçılık pratiklerinin sürekli kendini tekrar eden bir örüntüye dönüşmesi anlamına geliyor. Yani siyasal özne olma mücadelesi defaatle şovenist saldırganlığın çeşitli araçlarıyla baskılanıyor.
Bu şiddet pratiklerinin yanı sıra, aslında ona giden yolun taşlarını da döşeyen, gündelik hayatın içine yerleştirilmiş, bilhassa dil üzerinden gelişen/geliştirilen ırkçı söylemler nedense artık geniş kitlelerin diline yerleşmiş lümpen bir jargonun sıradan içerikleri gibi ele alınıyor. "Keko", "kıro" ve sanıyorum daha çok son on yılda başımıza bela olan "lavuk" sözcükleri birçok şehirli, belki kendini demokrat veya özgürlükçü gören/tanımlayan insanın ağzında dahi sakız gibi çiğneniyor. İyimser olmakta fayda var, azımsanmayacak sayıda insan bu sözcüklerin etimolojik kökenleri ve nerede ne amaçla türetildikleri hakkında fikir veya bilgi sahibi olmayabilir. Hatta bu sözcüklerin planlı bir şekilde Kürtleri aşağılamak için dolaşıma sokulmuş hakaretamiz ifadeler olmadığını zannedebilirler. Öte yandan azınlık da olsa, bilhassa dil ve kültür üzerine kafa yoran bir insan topluluğu bu bilgiye sahip, hayatlarına bu bilgiyle ve buna karşı çıkmadan devam ediyorlar.
"Keko", "kıro" ve "lavuk" aslında ne demek?
"Keko", "kıro" ve "lavuk" ifadelerinin etimolojik arka planını öğrenmek isteyen biri bu kelimeleri Google’a yazıp basit bir arama yaptığında karşısına yapay zeka desteğiyle hazırlanmış şu bilgi parçaları çıkıyor:
Keko: Kürtçe (Kurmanci) kek "ağabey" sözcüğünden türetilmiştir. Aslen "ağabey" (hitap şekli) anlamına gelir. Kürtçe ve Farsçada (kākā) ortak kök taşıyan samimi bir hitap iken, 1980'lerden sonra Türkçede farklı bir anlam kazanmıştır.
Keko: Kürtçe (Kurmanci) kek "ağabey" sözcüğünden türetilmiştir. Aslen "ağabey" (hitap şekli) anlamına gelir. Kürtçe ve Farsçada (kākā) ortak kök taşıyan samimi bir hitap iken, 1980'lerden sonra Türkçede farklı bir anlam kazanmıştır.
Kıro: Kökeni tam olarak net olmamakla birlikte, bazı görüşlere göre Kürtçe veya Doğu Anadolu ağızlarında "dağlı, görgüsüz, eğitimsiz" anlamında kullanılan veya Kürtçe kur (oğul/erkek çocuk) kelimesiyle bağlantılı olabilecek, kırsaldan şehre göç edenleri niteleyen aşağılayıcı bir tabir olarak yaygınlaşmıştır.
Kıro: Kökeni tam olarak net olmamakla birlikte, bazı görüşlere göre Kürtçe veya Doğu Anadolu ağızlarında "dağlı, görgüsüz, eğitimsiz" anlamında kullanılan veya Kürtçe kur (oğul/erkek çocuk) kelimesiyle bağlantılı olabilecek, kırsaldan şehre göç edenleri niteleyen aşağılayıcı bir tabir olarak yaygınlaşmıştır.
Lavuk: Kürtçe (Kurmanci) lawik "oğlan çocuğu" sözcüğünden alıntıdır. Law (oğlan, oğul) sözcüğünün küçültme hali olup, Türkçede argo dilinde genellikle "ciddiyetsiz, boş konuşan, güvenilmez erkek" anlamında kullanılır.
Lavuk: Kürtçe (Kurmanci) lawik "oğlan çocuğu" sözcüğünden alıntıdır. Law (oğlan,........
