menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Barthes’ta aşk: Söylem ve parçalanma

39 0
19.04.2026

Roland Barthes, Bir Aşk Söyleminden Parçalar’a, ilkin basit görünen ama metnin bütününü taşıyan bir tespitle başlar: “Bugün aşk söylemi yalnızdır.” Bu yalnızlıkla kastı, elbette, duygusal bir yalnızlık değil; aşkın düşünce dünyasından, bilgi alanından, hatta gündelik dilin ciddiyetinden çekilmesiyle ilgili bir yalnızlık, bu. Barthes’ı bu sonuca götüren ise aşkın çok konuşulmasına rağmen üzerinde az düşünülen, dile geldiği hâlde meşru bir bilgi nesnesi sayılmayan, böylece varlığını sürdürürken bile geri çekilen bir söylem hâline gelmesi. Barthes’ın müdahalesi de burayadır: Aşkı tanımlamaya girişmez, onun özünü yakalamaya çalışmaz, hatta bu tür bir çabanın kendisini askıya alır. Bunun yerine, aşkın nasıl konuşulduğunu, hangi dille kurulduğunu, hangi anlarda kendini açığa vurduğunu izlemeye koyulur. Bu yönelim, metnin bütün yapısını belirler. Çünkü burada aşk, bir konuşma biçimi olarak ele alınır, kavramsal bir tanımın konusu hâline getirilmez.

Bu yüzden Barthes’ın metninde temel birim “beti”dir. Beti, aşkın içinden geçen bir dil, bir bekleyiş, bir yokluk hissi, bir kıskançlık, bir taşma, bir batış… Bunların her biri kendi başına beliren, kendi yoğunluğunda parlayan ve sonra da dağılan birer uğraktır. Barthes’ın ifadesiyle beti, “iş başında âşıktır.” Öyleyse burada gördüğümüz şey aşkın konuştuğu an, kendisi değil; daha doğrusu, konuşmak zorunda kaldığı andır. Bu tercih, aşkın bütünlüğünü parçalamaktadır. Çünkü betiler bir araya gelerek bir yapı oluşturmazlar. Barthes, onların hiçbir mantıkla birbirine bağlanmadığını özellikle vurgular. Aşk, bu anlamda, bir hikâye kurmaz.Biriken,........

© Aydınlık