Yeşilçam’a bir veda daha: Kadir İnanır
Birbirine benzer veda yazıları…Bazı ölümler hazırlıklı gelir, kimileri ise hiç beklenmedik bir anda, ansızın…Ama yine de birbirlerine benzer veda yazıları… Hiç değişmez.
Önce yitirdiğimiz değerin alanındaki yeri, ardından eserleri, popüler kültürün ikonlaştırdığı birkaç yapıtındaki karakter betimlemeleri ile birkaç anı ve derken dolu dolu yaşanmış bir ömrün oldukça kısa bir özeti… Halkının sevgisini kazanmış bir sanatçı için daha ne olabilir ki? Her değerli sanatçı için değişmez olan bu şablonun yanlış bir yeri yoktur ama, kimi zaman, kimi sanatçılarımız için biraz eksik, söylenenlerden çok söylenemeyenlerden ötürü biraz yetersiz biraz da yarım kalmış gibi olur.
Zordur halkın sevgisini kazanıp hep zirvede kalmış herkesin çok yakından tanıdığı sanatçıların ardından bir şeyler yazıp çizmek…Bazı sanatçıların yaşamı isteseniz de sığmaz bu şablonun içine… Ne kadar çabalarsanız çabalayın mutlaka bir şeyler eksik kalır. Tıpkı geçtiğimiz günlerde yitirdiğimiz Kadir İnanır’da olduğu gibi.
Ağırbaşlılık ve az konuşmak, sözünün eri olmak, gurur ve onurun temsilcisi sayılmak ve kendine has bir maço gibi görünmek, delikanlılığın kitabını yazıp şerefli bir yalnızlığın içinde olmak vs… Onun ardından yazılanlardan yalnızca birkaçı… Dahasını da ekleyerek bu tür tanımları çoğaltabilirsiniz…İnanın hepsi de yakışır ona…
Ancak halkın büyük ölçüde sevgisini kazanmış birçok oyuncuda olduğu........
