USTA, ÇIRAK, KURGU VE RUH
I
Sohbetlerde hep söylerim ve yazarım hatta, zanaatta usta çırağını seçer, sanatta ise çırak ustasını veya ustalarını seçer diye. Eklerim de sanat çırağı için ustasının yaşıyor olması da önemli değildir.
Hilmi Yavuz Kabataş Lisesi’nde edebiyat öğretmeni olan hocası Behçet Necatigil için “Behçet Hoca” adlı kitabında “Büyük öğretmenler, gerçekte, ölümlerinden sonra da öğrencilerini eğitmeye devam eden öğretmenlerdir” demektedir.
Behçet Necatigil’in sıra dışı biri olduğunu ise şu sözleriyle ifade etmektedir Hilmi Yavuz, “Tuhaf bir karizması vardı, buna belki de bir anti-karizma bile denebilir. Şiirlerinde nasıl sıradan olanın, insanın temel varoluş meseleleriyle ilişkili olduğunu gösterdiyse, yaşamında da ‘herkes’ gibiyken, herkesten bir olmadığını gösterebilmişti.”
Herkes gibiyken onlardan biri olmamak yolcunun çilesidir. Ne söylese ne yazsa eksik olduğunu bilir. Yarım kalmışlık sarmalı… O yarım kalmış boyut okuyan, dinleyen, seyreden için çekim alanıdır nasıl da. Cazibe merkezi… O yarım kalmış metinde kendi eksik yanıyla da yüzleşir. Bu da okurun yolculuk........



















































