menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

YOL YÜRÜYEREK YAPILIR

6 0
01.02.2026

Devasa bir beyazlık ve ıssızlığa soğuk sessizliğin eşlik ettiği bir coğrafyada gözleriniz, laleye benzeyen perdeli ayak izlerini takip ettiğinde, sonunda kalın ve kısa bacaklı toparlak bir gövdenin üstüne minik bir kafa yerleştirilmiş siyah bir silueti seçecek: bir Adelie pengueni. Özgün film yapımcısı Werner Herzog ‘’Dünyanın Sonundaki Karşılaşmalar’’ adlı belgeseli çekmek için Antarktika’ya gittiğinde tanık olduğu o penguenin yolculuğunu "ölüm yürüyüşü" olarak tanımlamış ve penguenin iç bölgelerdeki dağ silsilesine doğru sürdürdüğü yolculuğundan sağ çıkmasının olası olmadığını ileri sürmüştü.

Werner Herzog, oraya gitmeden önce penguenler hakkında bir film daha yapmayacağı konusunda kararlıydı. Ancak yol onu başka bir yer götürecekti. Başlangıçta Antarktika’nın uçsuz bucaksızlığı ve sessizliğiyle "sonsuzmuş gibi görünen boşluğu" karşısında şaşkına döndü. McMurdo araştırma istasyonuna vardığında, burayı çirkin bir maden kasabasına benzetti. Dünyanın öbür ucunda böyle bir yerde gönüllü olarak çalışan kişilerle karşılaşmak onu şaşırtmıştı. Orada bulunma nedenlerini kendisiyle paylaşacak büyüleyici insanlar arasında, Antarktika'nın profesyonel hayalperestler ve macera severler için ideal yer olduğunu düşünen bir forklift operatörü ve filozof, dev bir buzdağının üzerinde okyanusta sürüklenişin büyülü hissine sevdalı bir okyanus bilimci, Aztek atalarının devamı olduğunu iddia eden bir tesisatçı, yetenek gösterisinde performans sergilemek için vücudunu küçük bir bavula dönüştüren bir kadın araştırmacı vardı. Belgeselin en komik sahnesinde, yeni gelenler iki günlük bir hayatta kalma okulunda tutuluyor ve burada bir iglo inşa etmeyi ve birlikte çalışarak kar fırtınasıyla başa çıkmayı öğreniyorlardı. Araştırma kampında Herzog, uzun kariyerinde buzun altına son dalışını yapacak olan Sam Bowser ile tanıştı. Dünyanın evrimi hakkında gerçekleri aramak için su altına inen bilim insanları, dalışlarını "katedrale inmek" olarak adlandırıyorlardı. Garip yaratıkların keşfedilmeyi bekleyen dünyasında bir gün ekip üyelerinden biri üç yeni tür keşfetti. Bu bilim insanları, doğal dünyanın ve hayvan krallığının gizemlerinden saygı ve övgüyle söz etmeyi hep birlikte bir kez daha deneyimlediler. Herzog sevimli penguenlerle pek ilgilenmese de, bir doğa araştırmacısıyla penguenlerin alışkanlıkları hakkında sohbet ettikten sonra bir penguenin koloniden ayrılıp tek başına, zirveleri bulutlara karışmış dağlara doğru uzaklaşmasını sonuna dek izledi. Herzog'un "çılgın" diye adlandırdığı bu penguenin, buzdan bir ölümle karşılaşması kaçınılmazdı. Tıpkı o yalnız penguen gibi, hepimiz dünyada kendi yolumuzu kendimiz bulmak ve........

© Antalya Son Haber