menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

"Yapay zeka"da Türkçe

9 0
21.04.2026

Dil, yalnızca bir iletişim aracı değil düşünce, bilinç ve algılamaların oluştuğu temel bir alan. Bu yönüyle dil, düşünceyi aktarmakla kalmıyor, aynı zamanda onu biçimlendiriyor. Dil, düşünceyi kuran ve biçimlendiren bir yapıya ve yazı yoluyla da kalıcılık özelliğine sahiptir. 

Kavram ile sözcük arasındaki önemli bir ayrım vardır. Sözcüklerin tek başına düşünceyi temsil etmediğini, düşünsel üretimin esas olarak kavramlar üzerinden gerçekleştiği bir gerçek. Sözcüler, tarih süreçlerde farklı kavramlara karşılık gelebilmektedir. Kavram ve sözcük üretimi, toplumların tarihi birikimleri ile bağlantılı olup kültürel ve felsefi bir çerçevede değerlendirilmelidir.

Osmanlı İmparatorluğu 14. yüzyıldan itibaren Türkçeden uzaklaşarak çok katmanlı ve parçalı bir dil yapısına yönelmiş, bu da kültür yaşamını parçalı bir hale getirmişti. Ortak dil zemininden uzaklaşıldığında dil bilincinin zayıfladığı ve o dili konuşan/yazan nesillerin "milliyet" ve "yurt" bilincinden uzaklaştıkları görülmektedir.

Yazının bir anlatı sanatı olarak temel malzemesi dildir. Dil üzerinde yapılan biçimlendirici çalışmaların anlamı çoğullaştırdığını ve düşünsel derinlik kazandırdığı da bir geçektir. Yaşadığımız "Dijital/Yapay Zeka" çağında dilimiz Türkçeye sahip çıkmak için artık onu konuşmak ve yazmak yeterli olmuyor.

"BÜYÜK DİL MODELİ"NE TÜRKÇEYİ EKLEMEK

"Yapay zeka", onu yaratan çağın ihtiyaçları için tıpkı insanlar gibi uzun bir eğitim ve deneyim sürecinden geçiyor. "Yapay zeka"ya, onu yaratan kültürün dili ve o dille oluşturulmuş kültür öğretiliyor. "Yapay zeka"yı yaratan kültüre ait milyarlarca kelime dijital formatta yapay zekâya ekleniyor. Milyarlarca kelimelik bu birikime "Yapay zeka" dilinin gövdesi yani “corpus” deniyor. Bu "corpus" birikimine de "Büyük Dil Modeli" deniyor.

"Büyük Dil Modeli"ne Türkçeyi eklemememiz halinde Türkçe için büyük bir tehlike söz konusu. Bilim adamları, eğitimciler ve aydınlarımızın önemsemediği "alarm zilleri" Türkçe için çalıyor. Dünyanın en zengin ve köklü dili   Türkçenin kültür birikimini bir an önce dijital hâle getirmeliyiz. Türkçeyi "Büyük Dil Modelleri"ne yüklemeliyiz. Bu, Türk toplumu için bir ölüm kalım meselesi.

16. yüzyıldan sonra matbaa ne idiyse 21. yüzyılda da yapay zekâ o. Türkçe, "Büyük Dil Modeli"ni bünyesinde taşıyan, tarihsel ve kültürel birikimi ile dünyanın hiçbir dili ile kıyaslanamayacak özellikte "Büyük Dil Modeli"ne sahip. Türkçe, kendi "Büyük Dil Modeli"ni; mevcut BDM’lerle birlikte kullanma yeteneğini bünyesinde barındırıyor. Türkçe, Türk milletine ait BDM'nin yani Türk kültürünün binlerce yıllık geçmişinin mirasçısı. Türkçenin yazılı kültürü bin küsur yıllık bir geçmişe sahip. Türkçenin "Yapay zeka"ya ayak uydurmasını sağlamak için sıfırdan başmak zorunda değiliz. Bu tarihi derinliğe ve edebi zenginliğe sahip olmayan dillerin işi çok daha zor.

Yapay zekâlarda bugün %2 civarındaki Türk dili ve Türk kültürü katkısını hızla katlayabiliriz. Tek yapacağımız şey “Yapay zeka"lardaki Türk kültür katkısını, Türkçenin kelime hazinesini artırmak. En kısa sürede ve vakit geçirmeden Türkçenin söz varlığı, edebi birikimini, tarihsel derinliğini ve çağları aşan birikiminin "Yapay zeka"nın "corpus"una eklemeliyiz. 

Elimizi çabuk tutmazsak gelecek nesiller asla "Türkçe düşünemeyecek", "Türkçe konuşamayacak" ve "Türkçe yazamayacak"!


© Anayurt