menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Beşeri sermaye

14 0
26.07.2026

Ancak bugün konuşmamız gereken yalnızca sınav sonuçları değil; gençlerimizin önüne koyduğumuz eğitim yolunun ne kadar geniş ya da ne kadar dar olduğudur.

Özellikle üniversite yerleştirme sürecinde birçok bölümde kontenjanların azaltılması ve yüksek puan barajları, öğrencilerin önemli bir kısmını istemedikleri tercihlere ya da yüksek maliyetli özel üniversitelere yönlendirebiliyor.

Eğitim hakkının, ekonomik güce bağlı hale gelmesi ise toplumun en önemli adalet tartışmalarından biri olmaya devam ediyor.

Elbette her ülke kendi yükseköğretim planlamasını yapmakta.

Ancak gelişmiş eğitim sistemlerine baktığımızda ortak bir anlayış görüyoruz: Amaç öğrencinin önündeki kapıları kapatmak değil, farklı yeteneklere uygun yeni kapılar açmaktır.

Bugün Almanya’da güçlü mesleki eğitim sistemi gençleri doğrudan üretime hazırlıyor.

Finlandiya, öğrencileri tek bir sınavın sonucuyla tanımlamıyor.

Kanada ve Hollanda gibi ülkelerde ise üniversiteye geçiş, farklı değerlendirme yöntemleriyle destekleniyor.

Başarılı eğitim sistemlerinin ortak özelliği; gençleri tek bir koridora sıkıştırmak yerine farklı becerilerini ortaya çıkaracak alternatif yollar sunmalarıdır.

Aslında mesele yalnızca eğitim değil.

Çünkü eğitim, bir ülkenin yaptığı en büyük altyapı yatırımıdır.

Fabrikalar eskir, makineler........

© Analiz