Güneşi balçıkla sıvama rehberi
Amerika Birleşik Devletleri’nden bahsediyorum. Hani şu Hollywood filmlerinde dünyayı uzaylılardan kurtaran süper güçten. Şimdilerde senaryo değişti; dünyayı kurtarmak yerine, onu biraz daha ısıtıp, duman altı yapıp, sonra da "Ne güzel oldu, ısındık" demeye hazırlanıyorlar.
Okyanusun ötesinde esen rüzgarlar (ki o rüzgarla elektrik üretmek yerine saçlarını taramayı tercih ediyorlar), fosil yakıt lobisinin şampanyalarını patlattığı bir dönemi işaret ediyor. Beyaz Saray’a yerleşen "eski düzen" sevdalıları, iklim değişikliği anlaşmalarını kağıt öğütücüye atıp, yerin yedi kat dibindeki o kara altını çıkarmak için "Drill, baby, drill" (Del bebeğim, del) temposu tutuyor.
Buraya kadar her şey tam bir kara mizah. Ama işin rengi cüzdanımıza dokunduğunda değişiyor.
Ucuz etin yahnisi ve fosil tuzağı
Küresel masada kartlar yeniden dağıtılıyor dedik ya; masanın bir ucunda "Güneş bedava, rüzgar Allah’ın lütfu, bunları kullanalım" diyen mantık bloğu var. Diğer ucunda ise "Petrol varken güneşe ne gerek var, dinozorlar........
