Bizimkilerin Fidel'i
Onur Erbilen’in kaleme alıp yönettiği ve Tolga Pancaroğlu’nun tek kişilik performansıyla sahnede devleşmeye çalıştığı bu oyun, 20. yüzyılın en sarsıcı figürlerinden birini, Küba’nın "Maximo Lider"i Fidel Castro’yu merkezine alıyor. Emperyalizme kafa tutan bir devrimin perde arkasını, bir ulusun inatçı bağımsızlık öyküsünü bizzat Fidel’in ağzından dinlemek, kağıt üzerinde şüphesiz heyecan verici bir vaat. Ancak tiyatro, vaatlerin eyleme, metnin ise kusursuz bir sahne matematiğine dönüştüğü yerdir. Ne yazık ki bu dönüşüm, izlediğim temsilde ciddi fireler verdi.
Tek kişilik oyunlar doğası gereği risklidir; tüm yük, oyuncunun nefesinde, jestinde ve sahneyle kurduğu o kırılgan bağdadır. Bu yüzden minimalist dekor tercihleri, odak noktasını oyuncuda tutmak ve ona alan açmak için sıklıkla kullanılır. "Ben Fidel"de de ufak, üç basamaklı bir merdiven, açılır bir sehpa ve üzerinde duran eski model bir bavuldan ibaret sade bir tasarım tercih edilmiş. Hepsi bu. Gel de bu sadeliğin ardına saklanmış o büyük plansızlığa isyan etme... Oyun sırasında içinden çeşitli aksesuarların çıkarıldığı o eski bavul, temsil boyunca bir iki kez ciddi şekilde düşme tehlikesi atlattı. Sahnedeki o koskoca devrimci figür, bir yandan Küba’nın........
