ABD/İsrail-İran Savaşı'nda bozulan ateşkes Orta Doğu güvenliği için ne söylüyor?
Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Orhan Karaoğlu, Orta Doğu'da yaşanan kırılgan ateşkes sonrası yeniden başlayan saldırılar çerçevesinde bölgesel güvenlik dengelerini AA Analiz için kaleme aldı.
ABD ve İran arasındaki çatışmalar, 7 Temmuz'da yeniden başladı. ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'de gerçekleştirilen NATO Zirvesi sırasında "İran'la mutabakat benim için bitti. Artık onlarla anlaşmak istemiyorum" açıklamasından bulunarak, ABD ordusuna saldırı emri vermişti. ABD ordusu, bazıları Hürmüz Boğazı yakınlarında olmak üzere iki gecede yaklaşık 170 askeri hedefi vurduğunu açıklarken, İran da karşılık olarak Kuveyt, Bahreyn ve Katar'daki ABD üslerini hedef aldığını duyurdu. ABD'nin İran'a yönelik saldırılara yeniden başlaması, İran'ın da yaptığı misillemeler Orta Doğu'nun yeni güvenlik denklemine ilişkin önemli ipuçları verdi. Bu tablo bize bir gerçeği gösteriyor. Bugün asıl tartışılması gereken, savaşın bitip bitmediği değil, Orta Doğu'nun uzun soluklu bir çatışma dönemine girip girmediğidir.
Çok katmanlı bir jeopolitik mücadele
Son dönemde kamuoyunda sıkça dile getirilen "savaş bitti" ya da "ateşkes kalıcı olacak" yönündeki değerlendirmeleri pek gerçekçi görünmüyor. Çünkü İran ile İsrail arasındaki rekabet yalnızca iki ülke ilişkilerindeki askeri mücadeleden ibaret değildir. Bu rekabet, nükleer programı, bölgesel nüfuz mücadelesini, istihbarat savaşlarını, siber operasyonları, enerji güvenliğini ve küresel güç rekabetini içine alan çok katmanlı bir jeopolitik mücadeledir. Böylesine derin nedenlere sahip bir krizin kısa sürede sona ermesini beklemek de yanlış bir okuma oluyor.
Hamaney'in cenaze sürecinde İran'a yönelik saldırılar da bu gerçeği bir........
