menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ukrayna, Hazar’da İran'ı neden hedef aldı?

6 0
31.07.2026

Bağımsız Araştırmacı Dr. Mammad Ismayılov, Ukrayna'nın Hazar Denizi'ndeki hamlesinin diplomatik ve jeopolitik boyutlarını AA Analiz için kaleme aldı.

25 Temmuz 2026’da Ukrayna’nın Hazar Denizi’nde İran bayraklı iki ticari gemiyi vurması, ilk bakışta Rusya-Ukrayna Savaşı'nın coğrafi olarak genişlediği izlenimini uyandırmaktadır. Ancak bu olayı yalnızca bir “cephe genişlemesi” olarak okumak, arkasındaki stratejik mantığın gözden kaçmasına yol açabilir. Bu bağlamda saldırıyı klasik anlamda savaşın genişlemesi olarak görmekten ziyade, Ukrayna’nın iki ayrı çatışma ekseni, yani Rusya ile sürdürdüğü savaş ile ABD, İsrail ve İran gerilimi arasında kendisini stratejik bir “değerli müttefik” olarak konumlandırma girişimi olarak değerlendirmek daha isabetli olacaktır.

Saldırının zamanlaması da bu değerlendirmeyi desteklemektedir. Saldırı, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin 28 Temmuz'da Washington'da ABD Başkanı Donald Trump'la görüşmesinden yalnızca üç gün önce düzenlendi. Zelenskiy'nin bu görüşmede, Rusya'nın İran'a istihbarat ve uydu görüntüsü desteği sağlayarak Körfez'deki ABD tesislerinin hedef alınmasına katkıda bulunduğu iddiasını gündeme getirmesi bekleniyordu.​​​​​​​ Bu bağlamda saldırı, yalnızca askerî bir eylem değil, aynı zamanda diplomatik bir müzakere aracı olarak da değerlendirilebilir. Ukrayna bu yolla kendisini, ABD’nin İran’a yönelik harekâtına somut katkı sağlayabilecek bir ortak olarak sunmaya çalıştığı düşünülebilir.

Saldırı Ukrayna-Rusya ve İran-ABD savaşlarını birleştirebilir mi?

Rusya-Ukrayna Savaşı'nın fiilî olarak genişlemesi, üç unsur dikkate alındığında çok olası görünmemektedir.

Bunlardan ilki hedef seçimidir. Vurulan gemilerden biri Rusya’ya ait bir füze gemisi olsa da esas hedef İran’a ait iki kargo gemisidir. Bu durum, saldırının ağırlık merkezinin Rusya-Ukrayna hattından ziyade İran merkezli olduğunu göstermektedir.

İkincisi zamanlamadır. ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda İran gemilerini fiilen kısıtladığı bir dönemde Ukrayna’nın, İran’ın nispeten güvenli kabul ettiği Hazar Denizi’nde saldırı düzenlemesi, İran’ı denizden çevreleme stratejisine “gönüllü katkı” olarak okunabilir.

Üçüncü unsur ise saldırının önceki örneklerle gösterdiği benzerliktir. Saldırı, İsrail'in 18 ve 30 Mart 2026 tarihlerinde İran'daki Bender Enzeli Limanı'na yönelik........

© Anadolu Ajansı Analiz