2026'da İsrail ve Filistin: Gazze ve Batı Şeria'nın geleceği
Exeter Üniversitesi Avrupa Filistin Çalışmaları Merkezi Direktörü Ilan Pappe, 2026 yılında İsrail'in uygulayabileceği stratejik adımları, "aşamalı soykırım" stratejisini ve uzun vadeli ilhak planlarını AA Analiz için kaleme aldı.
***
Batı medyası ve siyasetinde, Gazze Şeridi’ndeki sözde savaşın sona erdiğine dair baskın bir yanılgı hakim. Bu bağlamda üretilen yeni anlatıya göre çatışmalar, kendi toplumlarından yükselen şiddeti sonlandırma çağrılarına kulak veren Batılı hükümetlerin baskısı sonucunda bitmiştir.
Oysa bu anlatı, birkaç açıdan yanlış ve buna itiraz etmek gerekiyor çünkü düzeltilmediği sürece genel olarak Filistin meselesine, özel olarak da Gazze Şeridi'nin geleceğine dair Batı yaklaşımını şekillendirmeye devam edecek.
Geride kalan iki yıl bir savaş değil bir soykırım süreciydi. Bu sürecin ardındaki temel gaye -yani Gazze Şeridi’ni hem toprak hem de nüfus bakımından küçültmek- ateşkes ilanından bu yana yüzlerce Filistinlinin ölümüne neden olan bugünkü "kademeli" ve "düşük yoğunluklu" askeri operasyonların da ruhunu oluşturuyor. İsrail, Hamas’ın silahsızlandırılması şartıyla geri vereceği iddiasıyla Gazze'nin bir kısmını fiilen ilhak etmiş durumda ancak diğer yandan Savunma Bakanı Israel Katz, bölgenin kuzeyinde Yahudi yerleşimleri ve askeri üsler inşa etme niyetini açıkça beyan ediyor.
Bununla birlikte, iade edilmeyen İsrailli bir rehine naaşı bahane edilerek yeniden imar çalışmaları ve temel insani yardımların önü kesiliyor. Oysa meselenin özü, İsrail Ulusal Güvenlik Konseyinin eski Başkanı Giora Eiland’ın itiraf niteliğindeki şu sözlerinde saklı: Gazze’nin yeniden inşasına izin vermek, İsrail’in çıkarlarına aykırıdır.
Mevcut durum, topyekun bir soykırımdan, İsrail’in 2009-2023 yıllarında zaten başvurduğu "zamana yayılmış" (aşamalı) bir soykırım modeline........
