Ramazan Ayının Dini, Sosyal ve Kültürel Hayatımıza Yansımaları
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"
Ramazan Ayının Dini, Sosyal ve Kültürel Hayatımıza Yansımaları
Zaman Kavramı
İnsanın hayatını anlamlı kılan değerlerin başında zaman bilinci gelir. Zira, tarihimiz, hatıralarımız, başarılarımız, sevinçlerimiz, üzüntülerimiz kayıp ve kazanımlarımız hep zamanla şekillenmektedir. Bu nedenle zaman Kur’an’da; çağ, asır, vakit, sene, ay, gün, gece, sabah, kuşluk, ikindi, saat, an ve göz açık kapatma gibi kelimelerle ifade edilerek çeşitli anlamlar yüklenmiştir. Nitekim dini hükümlerin temelini oluşturan namaz, oruç, zekât, hac, kurban gibi ibadetlerin de belli zaman dilimlerinde yerine getirilmesi istenmiştir. Çünkü Yüce Allah her an yeni bir yaratma ve ilahi tasarrufta bulunarak kâinatta olup bitenleri düzenlemektedir. (Rahman 55/29) Bu bağlamda insan da dünya işlerinde, ibadetlerinde disiplin ve başarı sağlamak için zamanı bütün anlarıyla değerlendirmek zorundadır. Konu ile ilgili Hz. peygamber (sav), çoğu insanın değerini tam kavrayamadığı iki önemli nimet ve hazineden söz ederken birinin sağlık, diğerinin ise boş vakit olduğunu açıklamışlardır. (Buhari; Rikak; 1) Bu yazımızda, 19 Şubat 2026 Perşembe günü başlayacak ve insanlık için önemli bir zaman dilimini teşkil eden Ramazan ayı ile onu anlamlı kılan değerleri biraz daha açmaya çalışacağız.
Allah, kullarının hayrına olmak üzere bazı gün, gece ve ayları diğer vakitlere göre daha kutsal kılmıştır. Buna Ramazan ayı, Kadir gecesi ve Cuma günleri örnek gösterilebilir: Çünkü insanlar için bir hidayet kaynağı olan, doğru ve yanlışı açıkça birbirinden ayıran Kur’an’ı Kerim bu ayda nazil olmuştur. (Bakara 2/185) Bu nüzulün başladığı Kadir gecesinin de bin aydan hayırlı olduğu bildirilmiş, sabaha kadar yeryüzünü barış ve huzurun kapladığı açıklanmıştır. (Kadir 97 / 1-5) Görüldüğü üzere zamanın kıymetini arttıran ve tarih olmasını sağlayan husus o süre içinde olup biten ve iz bırakan olaylardır. Toplum hayatının çizgilerini oluşturan doğum, ölüm, zafer, kuruluş, kurtuluş ve bayram gibi önemli olayların yıl dönümlerinin kutlanması ve hatırlanması da bunu göstermektedir. Ayrıca Ramazan ayı oruç, teravih, mukabele, iftar, sahur, sosyal yardımlaşma, edebiyat, kültür, örf, adet gibi davranışlarla bireysel ve sosyal hayatımıza psikolojik, sosyolojik aktiviteler kazandıran bir zaman hazinesidir.
Farz oruç, hicri takvimde dokuzuncu ay olarak bilinen Ramazan ayında Müslüman, ergen, akli melekeleri sağlam olanların “tan yerinin ağarmasından güneşin batmasına kadar yemek-içmek ve cinsel ilişkiden uzaklaşmak suretiyle yerine getirilmesi gereken bedeni bir ibadettir. Kur’an-ı Kerimin açakalmasına göre oruç ibadeti hem İslam’dan önceki toplumlara hem Müslümanlara farz kılınan evrensel bir ibadettir. (Bakara; 2/183-185) Şu var ki, bu ayda hastalık, yaşlılık, gebelik ve yolculuk gibi mazereti olanlar daha sonra şartlar normale döndüğünde kaza etmek üzere muaf tutulmuşlardır. Orucun diğer ibadetler arasında koruyucu ve eğitici bir özelliği vardır. Bu yönüyle oruç insana, erdemlik ve ahlaki güzellik kazandırır. İş ve olaylara karşı sabırlı, dayanıklı kılar. Duyarlı ve sorumluluğu telkin eder. Şefkat ve merhameti hatırlatır. Açlığın ve çaresizliğin durumunu yaşayarak öğretir. Gönüllü yardımlaşmaya ve paylaşmaya hazırlar. Varsa olumsuz davranış ve alışkanlıklarını kolayca bırakır. Nitekim peygamberimiz (sav) da bu özel ibadetin ruh ve beden üzerindeki eğitim gücüne şöyle işaret etmişlerdir: “Herhangi biriniz oruçlu olduğu zaman artık kötü söz söylemesin ve bağırıp çağırmasın. Eğer birisi kendisine kötü söz söyler yahut sataşırsa hemen “Ben oruçluyum!” desin” (Müslim, Sıyam, 163) “Kim yalan söylemeyi ve bu yalana göre davranışta bulunmayı ve düşüncesizce hareket etmeyi bırakmazsa, Allah’ın da onun yiyip içmeyi bırakmasına ihtiyacı yoktur.” (Buhari; Savm, 8)
Ramazan ayınındeğerini yücelten olaylardan biri de Kur’an’ın bu ayda indirilmiş olmasıdır. Bu nedenle Ramazan ayına Kur’an ayı denilmiştir. Vahiy meleği Cebrail de bu ayda Kur’an-ı Allah’ın elçisiyle karşılıklı okuyup birbirlerini dinlemişlerdir. Bu nedenle genelde İslam alemi özelde milletimiz bu ayı Kur’an ile özdeşleştirmiştir. Evlerde, işyerlerinde, camilerde, radyo ve televizyonlarda okunan hatimler bunun en güzel örneğidir. Yıl içinde ihmal ve eksiklikler olsa bile Ramazan ayı gelince ortam Kur’an okumalarıyla dolup taşmaktadır. Seher vaktinde veya gündüzleri namaz kılmak ve mukabele dinlemek için camilere akın akın gelen insanların sergiledikleri tablo, okudukları Kur’an, dua kubbe ve minarelerin ışıkları gibi gönülleri de aydınlatmaktadır.
Teravih, Ramazan ayına mahsus olarak akşamları yatsı namazından sonra kılınan bir gece namazıdır. Hz. Peygamber (sav) döneminden itibaren kılınan bu namaz, Müslümanlar arasında büyük bir şevk, heyecan, birlik ve beraberlik meydana getirmektedir. Denebilir ki camilerin en çok dolup taştığı mevsim ramazan ayı ve teravih namazlarıdır. Kandiller, mahyalar ve gözle göremediğimiz melekler adeta müminlere eşlik etmektedir. Derin bir aşk, sevgi ve heyecanla hazırlanıp camilere akan insan seli, bir suyun coşarak nehre akmasını hatırlatmaktadır. Yüzü nurlu çocuklar, babayiğit gençler; yüzlerinde tarih okunan ak sakallı insanlar…hepsi yan yana ve omuz omuza. İşte teravih coşkusuyla hareketlenen Ramazan geceleri,
Ramazan ayının katma değerlerinden biri de fıtır ve zekât gibi mali ibadetlerin bu ayda yerine getirilmesidir. Hz. Aişe’nin nakline göre Ramazan ayı geldiğinde Hz. Peygamber (sav)’in manevi yaşantısında fark edilecek derecede bir değişiklik meydana gelirdi. Bu günlerde onun cömertliği seher rüzgârı gibi dalgalanır ve doruk noktasına ulaşırdı. (Buhârî, “Ṣavm”, 7) Sosyal hayatta müşahede edildiği üzere çoğu kez, toplumda kin ve kıskançlık duygularının kabarmasına sebep olan mal ve servet görüntüsü Ramazan’da ibadete dönüşerek insanlar arasında yardımlaşma ve kardeşlik duygularının gelişmesine sebep olmaktadır. Böylece İslam’ın sosyal yönünü yansıtan cömertlik duygusu zirve yapmaktadır. Özellikle İslam’da cimrilik ve bencilliğin olmadığı belirtilerek sosyal yardımlaşma ruhu ön plana çıkmaktadır. Bu güzelliğin bir uzantısı olarak gösteriş ve israftan uzak kurulan, öğrencilerin çoğunlukta olduğu, akraba ve dostların buluştuğu iftar sofraları da ayrı bir güzellik ve berekettir. Bu etkinliklerle Ramazan ayı din psikolojisi ve din sosyolojisi konularının bütün zenginlikleriyle yaşandığı manevi bir fuara dönüşmektedir.
Huzur ve Barış İklimi
Unutulmamalıdır ki kutsal zaman süreci sayılı günlerden ibarettir. Bu mevsimi değerlendirmek amacıyla kamuoyunu oluşturmak üzere medya kuruluşlarına da sorumluluk düşmektedir. Bunların magazin haberlerle değil, Ramazan ayının ve oruç ibadetinin özüne yoğunlaşmaları gerekir. İnanç ve ibadete saygı ön plana çıkarılmalıdır. Oruç tutanlarla tutmayanlar, karşı kutup ve rakip gibi gösterilmemelidir. Özellikle ibadet ve kutsal değerlerimiz hafife alınarak aşındırılmamalıdır. Çünkü inanç ve ibadet, her insanın temel hakkıdır. Oruç tutsun veya tutmasın birbirlerine saygı duymaları bir erdemliktir. Çünkü bir insanın hayır işlemesi veya ibadetini eksiksiz yerine getirmesi, bir başkasını incitme haklılığını beraberinde getirmez. Bunun tersi de öyledir. Kendi hür iradesiyle kutsal inanç ve değerlere mesafeli durmayı tercih edenler de dini değenlerini yaşayanlara karşı saygılı davranmaları hatta yardımcı olmaları bir insanlık görevidir. Bununla birlikte araştırmalar Ramazan ayında mega kentler başta olmak üzere bütün yerleşim yerlerinde suç teşkil eden eylemlerde bir azalma ve düşüş yaşandığını göstermektedir.
Yazımızı tamamlarken şu hususa da dikkat çekmek istiyorum. Din hiçbir şahsın veya kurumun tekelinde değildir. Makul ölçüler içinde muhatap kitlenin dururumu da dikkate alınarak inanç ve ibadet konuları sahih kaynaklarla açıklanabilir. Fakat konu hakkında görevli ve donanımlı olmadığı halde Ramazan ayında uzman edasıyla dini konularda açıklamalarda bulunmak doğru değildir. Özellikle toplumun beklentilerini yok sayarak vatandaşı şüpheye düşürecek yanlış anlaşılma ihtimali yüksek beyan ve üsluptan kaçınılmalıdır. Kaldı ki toplumu din konusunda aydınlatma görevi Diyanet İşleri Başkanlığına aittir. Bu cümleden olarak hereksin ramazan ayını tebrik eder bu kutsal zaman diliminin insanlığın barış ve huzuruna vesile olmasını Yüce Allah’tan dilerim.
Bilgi Peteklerimizi Nasıl Dolduralım
Yorum Yap Cevabı İptal Et
Bir dahaki sefere yorum yapmam için adımı, e-postamı ve web sitemi bu tarayıcıya kaydedin.
Δdocument.getElementById( "ak_js_1" ).setAttribute( "value", ( new Date() ).getTime() );
Oruç: Hücrelerin Sessizliği, Ruhun Konuşması
Demokrasi, Avrupalı Müslümanlar ve Gaflet Uykusu!
İslâm Kamu Hukukunda Yetkinin Meşruiyeti
Biz Atalarımızı Böyle Bulduk: Geleneğin Kutsallaştırılması
H₂O Dengesi: Akıl İle Vahiy Ancak Usûlle Hayat...
İran: Tanrısallıkla İnsanilik Arasında Sıkışma
Namazlarda Cem Meselesi: Fıkhî Bir Analiz
Akıl, Hakikat ve Kayıp Yıllar
Toplam Ziyaretçi (Tekil Kişi): 2.016.227
Bilgi Peteklerimizi Nasıl Dolduralım için Erdoğan INAL
Nusaybin’de Sıfır Atık Seferberliği için Şehmus Biltekin
Nusaybin’de Sıfır Atık Seferberliği için Şehmus Biltekin
Aşkın Kimyası için Prof.Dr. Rukiye Pınar Bölüktaş
Bir Annenin Kızına Nasihatleri için Nurettin Turgay
Önerilerin Hangisi Makbuldür, Alttan mı Yoksa Üstten Gelen mi ? için Furkan Doğan
Aşkın Kimyası için Aydan Duymaç
Bir Annenin Kızına Nasihatleri için Bülent Demirbek
Bir Annenin Kızına Nasihatleri için Emrullah Akbulat
Akıl, Hakikat ve Kayıp Yıllar için Mustafa AK
Ayın Konusu: 2023 Seçim Değerlendirmesi (12)
Ayın Konusu: 2024 Yerel Yönetim Seçim Sonuçlarının Değerlendirilmesi (13)
Ayın Konusu: Acil Durumlara Hazırlıklı mıyız? (11)
Ayın Konusu: Adaletin Üstünlüğü (25)
Ayın Konusu: Ahlak, Adalet ve Bilim İlişkisi (14)
Ayın Konusu: Akademik Kültürde Kaybedilen Değerler (15)
Ayın Konusu: Akademik Yayınlarda Hakemlik (13)
Ayın Konusu: Akademisyenden Üniversite Öğrencilerine Tavsiyeler (22)
Ayın Konusu: Akademisyenlerde Motivasyon Eksikliği (15)
Ayın Konusu: Akademisyenlerin 2023 Seçimine Bakışı (11)
Ayın Konusu: Anayasa Değişikliği (8)
Ayın Konusu: Asistan Eğitimi; Sorunlar – Çözümler (19)
Ayın Konusu: Bilim-Din İlişkisi (18)
Ayın Konusu: Bilim-Siyaset İlişkisi (16)
Ayın Konusu: Bilim, Din, Sanat Dili: Türkçe (13)
Ayın Konusu: Bilinç oluşturmak \ Algı yönetmek (11)
Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: AHLAK (22)
Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: EŞİTLİK ANLAYIŞIMIZ (16)
Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: YALAN (20)
Ayın Konusu: Cezasızlık Algısı (12)
Ayın Konusu: Covid-19 Pandemisinin İnsanlığa Mesajları (32)
Ayın Konusu: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi (12)
Ayın Konusu: Cumhuriyet ve Demokrasi (17)
Ayın Konusu: Doğrudan Demokrasi (12)
Ayın Konusu: Dünyadaki Siyasi Süreçler ve Türkiye (7)
Ayın Konusu: Enflasyon: Nedenleri ve Çözüm Önerileri (9)
Ayın Konusu: Fikri; Üretme Hakkı ve İfade Hürriyeti (29)
Ayın Konusu: Gelir Dağılımı (14)
Ayın Konusu: Haksız Kazanç (12)
Ayın Konusu: Hegemonya (11)
Ayın Konusu: İklim Değişikliği (11)
Ayın Konusu: İnsanın Çoğaltma ve Biriktirme Tutkusu (17)
Ayın Konusu: İstişare (25)
Ayın Konusu: Kumar – Bahis (9)
Ayın Konusu: Liyakat (36)
Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunlarımız (5)
Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: "Geleneksel Din Anlayışı" (7)
Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: “Liyakatli İnsan Yetiştirme” (23)
Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: “Nüfus Artış Hızı” (5)
Ayın Konusu: Nasıl Bir Akademisyen? (17)
Ayın Konusu: Nasıl Bir Anayasa? (12)
Ayın Konusu: Nasıl Bir Belediye Başkanı? (15)
Ayın Konusu: Nasıl Bir Eğitim Sistemi? (19)
Ayın Konusu: Nasıl Bir Üniversite? (41)
Ayın Konusu: NATO (5)
Ayın Konusu: Nisâ Suresi 75. Ayet ve Müslümanlar (9)
Ayın Konusu: Oku’mak-Yaz’mak: Nasıl Anlamalı? (12)
Ayın Konusu: On Emir ve Yahudiler (8)
Ayın Konusu: Sağlık Sistemimizin Değerlendirilmesi (12)
Ayın Konusu: Siyasal Süreçler ve Tövbe (6)
Ayın Konusu: Sosyal Medya (13)
Ayın Konusu: Toplumsal Barışın Tesisi! Ama Nasıl? (18)
Ayın Konusu: Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. Yılı (24)
Ayın Konusu: Türkiye ve Bilim (12)
Ayın Konusu: Türkiye'de "Planlama Sistemi": Sorunlar ve Çözüm Önerileri (13)
Ayın Konusu: Türkiye'nin "'İran Siyaset'i" Ne Olmalı? (6)
Ayın Konusu: Türkiye'nin En Temel Sorunu ve Çözüm Önerileri (16)
Ayın Konusu: Üniversitelerimizde İnterdisipliner Çalışma Kültürü (12)
Ayın Konusu: Uyuşturucu Sorunu (14)
Ayın Konusu: Yapay Zeka (13)
Ayın Konusu: Yazarların Gözünden Akademik Akıl Platformu (11)
Ayın Konusu: Yeni Doçentlik Başvuru Şartları (11)
Ayın Konusu: Yenidoğan (Hastane) Çetesi ile İlgili Değerlendirmeler (11)
Güzel Sanatlar ve Tasarım (26)
İktisadi ve İdari Bilimler (148)
İnsan ve Toplum Bilimleri (12)
Sağlık Bilimleri (49)
Sosyal Medya Hesaplarımız
Bilgi paylaştıkça artar, fikir paylaştıkça gelişir.
Ramazan Ayının Dini, Sosyal ve Kültürel Hayatımıza Yansımaları Şubat 17, 2026
Ramazan Ayının Dini, Sosyal ve Kültürel Hayatımıza Yansımaları
Bilgi Peteklerimizi Nasıl Dolduralım Şubat 17, 2026
Bilgi Peteklerimizi Nasıl Dolduralım
Dünya Bakliyat Günü ve Ayşe Baysal Şubat 16, 2026
Dünya Bakliyat Günü ve Ayşe Baysal
Nusaybin’de Sıfır Atık Seferberliği Şubat 16, 2026
Nusaybin’de Sıfır Atık Seferberliği
Yazar olarak giriş yapın
Çıkış yapana kadar beni içerde tut.
@2024 - Akademik Akıl Tüm Hakları Saklıdır. Sitede yer alan makaleler kaynak gösterilmeden paylaşılamaz.
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
Bu websitesi kullanıcı deneyimini iyileştirmek için arkaplan datalarını anonim olarak tutmaktadır. Kabul etmek için yandaki butona tıklayabilirsiniz. Kabul Et KVKK Aydınlatma Metni
