Beyaz Ekmek Tükettikçe mi Sağlığımız Bozulur, Sağlığımız Bozuldukça mı Beyaz Ekmek Tüketesimiz Gelir?
{vendor_count} satıcılarını yönetin
Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tarih Tıp Turizm Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
İnsan ve Toplum Bilimleri
Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.
Beyaz Ekmek Tükettikçe mi Sağlığımız Bozulur, Sağlığımız Bozuldukça mı Beyaz Ekmek Tüketesimiz Gelir?
Ekmek uzun yıllardır soframızın ve başımızın tacıdır. Nesiller boyu en kolay bulup, en kolay karnımızı doyurup, en ucuza mal ettiğimiz ekmeğin hayatımızdaki yeri vazgeçilmezdir. Et gibi protein yüklü bir besine kıyasla yemesi bile kolay, ağızımızda dağılır gider. Bugün ekonomik açıdan baktığımızda yerine bizi daha tok tutabilecek yumurta gibi ürünleri koyabilecekken, beyaz ekmeği azaltıp veya yerine tahıllı, tam buğday, ekşi mayalı, kepek ekmeği, kullanabileceğimiz alternatifler olmasına rağmen ne yazık ki bundan kaçınırız. Dayanamayarak beyaz ekmeği veya işlenmiş benzer ürünleri tüketiriz. İsrafının önüne geçmek amaçlı beyaz ekmeği saklamak veya bozulmasını önlemek için birçok yöntem buluruz. İsraf olmasın düşüncesinde fazlasını tüketmenin de bir yerde israf olduğunu kabul etmek istemeyiz. Tam da burada hem fazla ekmek tüketiminin sağlığa zararı, hem de gereksiz tüketiminin de israf olduğunu unutmamak gerekir.
Beyaz ekmek tükettikçe mi sağlığımız bozulur veya sağlığımız bozuldukça mı ekmek tüketesimiz gelir?
Bu soruyu cevaplarken, tahıl ürünü tüketiminin yani karbohidrat alımının artmasıyla birlikte boy uzamasında gerilemeyi ve birçok hastalığı beraberinde getirmiş olduğu gerçeği ortaya çıkar. Ekmeğin, bağırsak ve kan-beyin bariyerinin geçirgenliğini etkilemesi, genetik olarak yatkın olanlarımızda bağışıklık tepkisini tetiklemesi ve sindirilirken morfin gibi opioid aktivite gösteren parçaları oluşturması, olumsuz etkileri arasında bulunmaktadır. Yani psikolojik ve nörolojik birçok hastalığa neden olmakla birlikte bir yerde bağımlılık da yapabilir ve vazgeçmekte zorlanılır. En basit ifadeyle çiğneme fonksiyonlarımızdan, sindirim ve boşaltım fonksiyonlarımıza kadar etkisi geniştir. Ekmek tüketimi, vücudumuzdaki hormonal mekanizmalar ve psikolojik durumumuzla doğrudan ve iki yönlü bir ilişki içindedir. Özellikle beyaz ekmek gibi basit karbohidratlar hormonal dengeyi etkilerken, hormonal değişiklikler de ekmek yeme isteğini artırabilir: Beyaz ekmek glisemik indeksi yüksek gıdalar içerisinde yer alan basit karbonhidratlardır ve kan şekeri seviyelerinde hızlı yükselmelere ve ardından düşüşlere neden olarak ruh hali düzenlemesini ve bilişsel işlevleri etkileyebilir. Burada önemli olan beyaz ekmek tüketiminde glukoz kana hızlı karışır, insülin hızlı artar ve hücrelere alım gerçekleşir, yani kanda şeker ani düşer ve bu durumdan beyin etkilenir. Buna bağlı gerçekleşen stresli anlarda kortizol salgılanır, öfke, anksiyete, açlık ve hızlı enerji kaynağı için beyaz ekmek tüketimini ister. Ruh halini kontrol eden nörotransmitter serotonin, psikolojik sağlık için gerekli olan karbonhidrat alımından etkilenir. Artan karbonhidrat tüketimi serotonin seviyelerini yükseltir, bu da triptofan kullanılabilirliğini artırır. İnsan serotonin artışı için ekmek tüketmek ister. Dikkat, ödül ve motivasyonla ilgili bir nörotransmitter olan dopamin, karbonhidratlardan etkilenen çok sayıda nörotransmitterden sadece biridir. İnsanlar kendilerini yalnız, üzgün ve stresli hissettiklerinde ödül olarak beyaz ekmek veya beyaz unlu mamüller tüketimine yönlendirir ve duygusal açlıklarını kapatmak ister. Kadınlarda menstrüasyon döngüsü dönemi öncesinde progesteron ve östrojen dengesinin değişmesi, serotonin düşüşüne yol açar. İnsan........
