menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cübbe Giyme Töreninde Hafızamda Canlanan Mazi

5 0
09.07.2026

{vendor_count} satıcılarını yönetin

Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

İnsan ve Toplum Bilimleri

Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.

Cübbe Giyme Töreninde Hafızamda Canlanan Mazi

Profesörlük cübbemi yıllar önce KTÜ Tıp Fakültesi’nde Hocamız olan Prof. Dr. Kemalettin AYDIN Hocamızın elinden giymek nasip oldu. Kürsüye çıktığımda salonda alkışlar yankılanırken o kadar duygulandım ki, gözlerim doldu. Bir taraftan hedeflediğim noktaya gelmiş olmanın mutluluğunu yaşarken, diğer tarafta ise hayat yolculuğunda yaşadıklarım gözümün önünde canlandı.

O küçük kız geldi gözümün önüne. Henüz beş yaşında iken ilkokula başlamıştı, çok istekli olduğu için okul müdürü kayıt yapmadan derslere katılmasına izin vermişti. Okuma ve yazmayı öğrenince sonraki yıl doğrudan 2. sınıfa kaydı yapılmıştı. Yeni bilgiler öğrenmenin verdiği heyecanla okula koşarak gidiyor ve hafta sonu tatilinin gelmesini hiç istemiyordu. Annesinin doğum hikâyelerini dinleyerek geçen çocukluk yılları mesleğini belirlemişti bile. Doktor olacaktı, annesinin yaşadığı problemleri başkaları yaşamasın diye çalışacaktı. Kışın okulda, yazın köyde ve yaylada zorluk içinde geçen yıllar birbirini kovaladı. O küçük kız çalıştı, çabaladı, derslerinde başarılı oldu. Derken lise üçüncü sınıfa geldiğinde Üniversite sınavına hazırlanacak tek bir kitabı vardı, ÖSS ve ÖYS kitabı. Tüm derslerin anlatıldığı oldukça kalın olan bu kitap yaz tatili boyunca defalarca okundu, aynı sorular defalarca çözüldü.

Sınav yaklaştığında heyecan doruktaydı. Sınav sonuçlarını yaylada olduğu için sonuçlar açıklandıktan ancak bir ay sonra öğrenebilmişti. O zamanlar ne ankesörlü telefon vardı, ne cep telefonu, ne de bilgisayar… Üniversite kayıtları yüz yüze yapılıyordu. İlk tercihi olan KTÜ Tıp Fakültesi’ne kayıt süresinin bitimine bir gün kala kayıt yaptırabilmişti, 1992 yılında başlayan üniversite hayatı 1998 yılında dönem ikincisi olarak bitmiş ve sonrasında ilk uzmanlık sınavında kader onu Kadın Doğum ihtisasını yapmak üzere sürüklemişti.

Sonrasında yine dolu dolu geçen meslek yılları… Aile kurma, çocuklar, akademik alanda yükselmek için yapılan gayretli çalışmalar, mücadeleler derken ulaşılan bugün… İşte o cübbeyi giyerken aklımdan tüm bu yaşananlar rüzgâr gibi geldi geçti. Mücadeleden vazgeçmediğim için, hedefime varma yolunda sürekli ilerlediğim için kendimle gurur duydum. Evet dedim, çok istersen ve çok çalışırsan başarırsın! Pes etmek, vazgeçmek işin en kolayıdır.

Sevgili gençler hiçbir şey sizi hedefinizden saptırmasın. Önce sağlığınızı koruyun, sonra doğruca hedefinize yönelin ve sağlam adımlarla yürüyün. Korkmayın, cesur olun, önünüze çıkan engelleri aşmanızda cesarete çok ihtiyacınız olacak! Geçen zaman geri gelemez ancak kalan zamanı doğru........

© Akademik Akıl