Tıpta “Sıfır Atık” Mümkündür
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"
Tıpta “Sıfır Atık” Mümkündür
Bayram öncesi günlerde nezle-grip hangisi ise fena halde bulaş olmuştum. Her zamanki tek kullanımlık peçete ile çeşme gibi sızan akıntıyı defalarca aldım, olay yeri olan burun bölgesini sürekli sabunlayarak temiz tuttum, verdiğimi solumamak için pencereyi açarak odamı sürekli havalandırdım ya da dışarıda zaman geçirdim ve nihayet kaybettiğim enerjiyi de dinlenerek kazanmaya yöneldim. Bayram için yola da çıkacağımızdan gece vakti uğradığım semt kliniğimizden günde iki kez birer sıkımlık burun spreyi, iltihap kurutucu hap ve suda eritilerek alınan diğer bir ilaç ile birlikte kimya tedavisini de başlattım. Gerçekten dıştan ve içten iki taraflı bakım hemen ertesi günden itibaren iyileşme beliriverdi. Kısa sürede adeta eski sağlıklı günlerime dönüverdim… Ancak, çok hızlı iyileştiğimden ilaçlar elimde atıl kaldı, onlar ne olacak diye düşünmeye başlarken bu kısa yazıya konu olan ilaç tasarrufu akla düşüverdi.
İsraf konusunda çevre duyarlılığı, sıfır atık, geri dönüşüm, sıfır emisyon, karbon salınımını azaltma, küresel iklim değişimi gibi konular akla gelenlerden bazıları… Bu konuda tüm zamanlarda dertli olduğumuz bir de adedinin belirsiz yada sınırsız verildiği “artmayınca yetmez” in baskılı olduğu kullanılmayan ilaçları katabiliriz tıpkı burun akıntısı ile başıma gelen gibi… İlaç tasarrufunda yıllardır uygulamada olan çok pratik çözümler mevcut. Bu yazıda bu konudaki 2004-2007 yılları arasında Suudi Arabistan’ın başkenti Riyat’ta ülkenin ilk devlet üniversitesi olan “King Saud University = Camiatü’l-Melik Suud” taki öğretim üyeliği yıllarımda görgülendiklerimden bir kaçını burada paylaşmak faydalı olabilir.
İlki, tek bir reçeteye sadece bir ilaç verilmekte, üstelik doktorun teşhisi adetince olmakta, yani kutu ile değil içindekinin gerekli sayısınca alınarak hastaya hijyenik kilitli mini poşetlere konularak teslim edilmektedir. Hasta aldığı ilacın tamamını kullanmakta, bitince de tedavisi tamamlanmış olmaktadır. Kutu yerine sayılı miktarda verilince “artan ilaç” diye bir şey söz konusu olmamaktadır. Yani tıpta da pekala “sıfır atık” mümkün olabilmektedir. Buradaki uygulama, ilaçlar tıpkı çok eski yıllarda SSK hastahaneleri içerisindeki eczaneler gibi bir yapının oluşumuyla mümkün olmaktadır. Şimdilerde serbest eczanelerimizde bunun uygulaması nasıl olur? Teknik bilgisi olanlarımızdan yardım talep edilmelidir. Örneğin ilaç üreticilerimiz kutuların içeriğindeki tablet/hap adetlerini farklı sayılarda seçenekli olarak pakatleme yapabilirler pekala…
Ekvator kuşağı ülkelerinde iklim belirleyici olmaktadır; örneğin resmi yıllık izinler bir değil iki aydır, bir ay da orta dereceleri okulların tatil süreleri eklendiğinde üç aylığına memlekette geçiren oğlumun sürekli aldığı iki tür ilaç vardı o yıllarda… Üç ay boyunca kullanacağı ilacı alabilmem ancak hastane yönetiminin izni ile olabilmekteydi… Bu hassas bilgiyi de ilaç kullanımındaki yukarıdaki olumlu uygulamaya katkı vermek üzere paylaşmış olalım.
Bir ikincisi, üniversite hastanesi yerleşkesinde öğretim üyeleri ve çalışanlarının her türlü muayeneleri buna diş tedavisi de dahil olmak üzere özel oluşturulmuş bir birimde (staff clinic’te) yapılırdı. Bir defasında randevu saatine 5 dakika geciktiğimizde alamayacaklarını yüzümüze karşı söyleyince hayretler içerisinde kalmıştım, yapılmayan muayenenin bir sonraki randevu ile ancak olabileceğini belirtmişlerdi… Memleketimizdeki çocukluğumuzdan gençliğimize uzanan yıllarda muayene uygulamaları film şeriti gibi gözümün önünden geçiverdi… Buradan da iyi yönetilen akıllı “randevu” sistemi ile karşılıklı “zaman/mesai israfı” da önlenebiliyormuş çıkarımını yapmış olalım…
Üçüncü bir uygulama da şöyledir; bir Türk öğretim üyesi dostumuzun erkek çocuğu olmuştu, üniversite hastanesinde pipisine bir tıraşlama yüsüğü takılmış, sıkışık doğal küvezinden geniş dünyaya açılarak her geçen zamanda gelişen ve serpilen vücudu mikron ölçekli ince kıyım hassaslığında sünnetli olarak taburcu olmuştu… Ne güzel bir uygulama ki en kolaylıklı yöntemle olay........
