Oysa çözüm vardı
Yaşadığım ilçenin resmi kayıtlı nüfusu 25 bin,
Kış aylarında yaşayan insan sayısı 50 binin üzerinde,
Bayramlar yaz tatiline denk gelirse yaklaşık 200 bin kişiyi ağırlıyoruz.
Kış aylarında mücadele ettiğimiz sorunlar bir yana sırf bu rakamlara bakarak bile yaz aylarında karşı karşıya kaldığımız kaosu tahmin edebilirsiniz. Yaz nüfusu turizm ağırlıklı. Her gelen tam ve sonsuz hizmet bekliyor. Kışın sahilde yayılıp her geçene göbeğini açarak kendini sevdiren, alışveriş yaptığımız dükkanların önünde çıkmamızı bekleyen, hepsini tanıdığımız, aşılarını bakımlarını yaptığımız köpeklerimizi yaz gelince nereye saklayacağımızı bilemezdik. Maalesef beklenen hizmet kalemleri arasında insanların arasında dolaşan, çocuklar onları sevsin diye yerlerde yuvarlanan can dostlarımız yok.
Yine de o günler iyi günlerimizmiş. Şimdi iki-üç kat fazla çalışıp daha az can kurtarabiliyoruz. Dünyanın yalnızca insan türüne ait olduğuna inanan bir kesimin baskısı ve isteğiyle hazırlanan 7527 Sayılı Yasa sokakta hiç köpek bırakılmamasını dayatıyor ve bu amaca yönelik uygulamalar hızla sürüyor. Onlar sokağın, mahallenin ruhu, bizlerin koruyucusu. Ve dünyaya gelen, nefes alan her canlı gibi yaşamaya hakları var. Bu kadar çok üremelerinde de hiçbir suçları yok. 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu 2004 yılında yürürlüğe girdi. Bu tarihten itibaren belediyelerin bütçelerinin nüfuslarına göre belirli oranda payı hayvanlar için ayırmaları gerekiyordu. Yerel yönetimler bütçelerine hayvanlar için aldıkları tahsisi onlar için kullansalardı, son iki yıldır yapılan katliamlarla onca hayvanın canı alınmayacak, toplumun vicdanı yaralanmayacaktı. Evet bu vahşetlere gerek yoktu çünkü çözüm vardı. KISIRLAŞTIRMA.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, sokak hayvanlarının sorumluluğunu yerel yönetimlere, sahipli hayvanların sorumluluğunu Tarım Müdürlüklerine veriyordu. Bu........
