Butlandan çıkarılacak dersler
Butlan davasından çıkarılması gereken en önemli ders, siyasi partilerdeki çağdışı delegelik sisteminin suistimale açık olduğu ve yaygın suistimal edildiği; delegeliğin yolsuzluğu yerel yönetim aşamasında siyasi partilere yayarak kurumlaştırdığı; yolsuzluk, tehdit ve hile ile delegeleri kontrol edenlerin siyasi partileri ve hatta devleti ele geçirebileceği; meşru siyasi partilerin, yolsuzluğun belkemiğine dönüşebileceği gerçeğidir. Ülkemiz için oldukça ciddi bir tehlike oluşturan bu zayıflık nedeniyle, çağdışı delegelik sistemini bir an önce kaldırmak gerekir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, istinaf aşamasında, bir ihtiyati tedbir kararıyla ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) yönetimini Kemal Kılıçdaroğlu’na verip, Yüksek Seçim Kurulu’ndan (YSK) Özgür Özel’in seçim mazbatasını iptal etmesini istedi. Bu durumun anayasal devlet düzenimize ağır bir müdahale olduğu ortada. Buna göre bir asliye hukuk mahkemesi, aradan yıllar geçtikten sonra bile iktidar veya muhalefet partilerinin yönetimlerini eski yöneticilere teslim ederek siyasi bir kaos çıkarabilir. Kararın yanlışlığı tartışılabilir ama esas yapılması gereken, buna izin veren mevzuatı böyle bir şeye asla izin vermeyecek şekilde geliştirmektir.
Diğer ibretlik ders ise YSK’nin, siyasi partilerdeki seçimleri denetleme ve iptal etme yetkisinin kendisinde olduğunu, adli mahkemenin seçimin butlanı veya iptali kararının bir hükmü olmadığını ifade etmemiş, “Adli mahkemenin kararını icra görevi bize verilmemiştir” diyerek durumun yanlışlığını ortaya koymaktan........
