Bu acı unutulur mu?
Hatay depreminin ardından 3.5 yıl geçti. Hep bir daha görmek istiyordum. Neler değişti yaraların üstü bir nebze olsun sarılabildi mi?
Karışık bir manzarayla karşılaştık. Bir bölüm de baştan bir kent yaratılmış.
Merkezde ve dağların eteklerinde TOKİ dağlarında yeni bir Hatay var artık. İhtiyacın iki üç katı fazla yapılan TOKİ konutlarıyla belli ki şehir yeni bir kimliğe bürünecek. Konteyner kentler boşaltılıyor.
O dev konutlar bittiğinde halkın ruhu da yeniden yaşam sevincine kavuşur mu?
Sanmıyorum. Üzerlerinde öyle bir toz bulutu yüreklerinde öyle acı bir katman var ki; zor, çok zor.
Hayata uyum sağlamaya mecbur insanlar sadece acıya uyum sağlamışlar şimdilik. O da, bir dokununca gözlerden süzülen kabusa kadar.
Deprem yarası herkes de var. Kiminde damla damla; kiminde katmerli. Bir kısım daha rahat yaşarken bir kısım da hala hayatları enkazın altında.
Ve en çok da bizim meslektaşlarımız…
ANTAKYA CEMİYETİ HALA TAŞ YIĞINI
Meslektaşlarımıza dijital habercilik eğitimi vermek ve bazı donanım destekleri sunmak için Antakya’dayız. Depremde birer hakikat savaşçısı haline gelen, dünyaya yayın yapan meslektaşlarımla buluşmak vatan kokusu gibi.
Bunca sıkıntı yaşadılar acaba yapay zeka dijitalleşme eğitimlerine uyum gösterebilirler mi diye düşünerek gittiğimiz eğitimlerdeki dikkat şok etti. Gencinden........
