menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Suni denge falan yok: 'Birden olmaz, yavaş yavaş olur!'

16 0
24.03.2026

Yıllarca atılan sloganları biliyoruz: “Türkiye İran olmayacak!” Böyle şeyler çok söylendi.

Pek bir hayrını gören olmadı. İran olmadı, ama devleti İslamcılar ele geçirdi.

Yani cumhuriyet rejiminin aydınlanmacı kazanımları paramparça edilmedi mi?

Bugün, buradayız: Kül yutmayan ve kavgadan da kaçmayan bir çalışkan aydınımızın, Orhan Gökdemir’in saptamasıyla, “Cumhuriyeti öldürdüler, ama cenazeyi bir türlü kaldıramıyorlar!”

Bu, birdenbire olmadı tabii.

Şuradan ve bir örnekle girmeyi deneyelim: Cumhuriyet Türkiyesi’nin bölgedeki diğer ülkelere benzemediğinde hemfikiriz, malum. Avrupa aydınlanmasının bir uzantısı olarak ve kuzeydeki büyük bir devrimin rüzgârı sayesinde kuruldu, onunla iletişim içinde serpildi.

Zaman ilerledi. İran ile Türkiye arasındaki bağlar Avrupa’nın hep dikkatini çekti. Bir yanıt bulamadılar, ama sordular.

Oysa yanıt yok değildi.

Örneğin, yıllar önce, Humeyni iktidara geldiğinde, çalışmalarını üniversite yıllarından beri Münih’te sürdüren mimar Azer Araslı’ya Alman arkadaşları 12 Eylül askeri darbesinden hemen sonra “Türkiye de İran gibi olur mu?” diye soruyorlar. Azer Hanım, “Hayır, bizde İran’daki gibi olmaz, bizde yavaş yavaş olur!” yanıtını veriyor.

Öyle de oldu “netekim”.

Mimar Azer Araslı, çok ilginç bir politik ailenin aydın kızıdır. Babası Fuat Araslı hakkında kısa bir süre önce Firdevs Gümüşoğlu biyografik bir kitap yayımladı: “Kars’ta Bir İnkılap İşçisi: Gazeteci Fuat Araslı”. CHP’nin eski parlak isimlerinden ve bu dünyaya erken veda eden Doğan Araslı’nın da kız kardeşi olan Azer........

© 12punto